KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/3465 E., 2010/3829 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
433 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bahçe Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/07/2007 tarih ve 2007/67-2007/111 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü’nden gönderilen yetim aylığının müvekkili banka tarafından 11.9.2002 tarihinde sehven mükerrer ödendiğini, bu nedenle davalıların 9.771,85 YTL sebepsiz zenginleştiklerini ileri sürerek, anılan bedelin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, anılan bedeli ödeme imkânlarının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar Dairemizce “faiz başlangıcının ödeme tarihi olması gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece, bozma ilamına uyularak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından davalılara yükletilmiş harcın müvekkilince yatırılmadan kararın tebliğe çıkarılması talep edilmiş, mahkemece, davanın mahiyeti gereği davacının harçtan muaf olmadığı, dolayısıyla davalılar aleyhine hükmedilen harcın yatırılmadan kararın tebliğe çıkarılamayacağı gerekçesiyle davacı vekilinin talebinin reddine karar verilmiştir.
Bu red kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
İstem, davalılara yükletilmiş harcın davacı banka tarafından yatırılmadan kararın tebliğe çıkarılmasına ilişkindir.
Somut olayda, davacı banka tarafından davalılara sehven mükerrer ödenen paranın sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı olarak istirdadı istenilmiş olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar üzerine davacı vekili hükmün tebliği için karşı tarafa yüklenen harcın müvekkilinden alınmamasını istemiş, mahkemece davacının bu isteminin reddine karar verilmiştir.
Oysa, 25.11.2000 tarihinde resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 4603 sayılı yasanın Geçici 4. maddesi hükmüne göre yeniden yapılandırma süreci içinde, bankalarca kredi alacaklarının tahsili amacıyla açılmış davalarda bankaların mahkeme ilamını alması ve tebliğe çıkartması işlemlerinde karşı tarafa yükletilmiş olan harcın ödenmiş olması şartının aranmayacağı düzenlenmiş olup, bu yasal düzenlemede her ne kadar davacı bankanın harçtan muaf olması için davanın kredi alacağının tahsili için açılmış olması şart olarak kabul edilmiş ise de,
daha sonra 24.4.2003 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren ve davanın açıldığı tarih itibariyle yürürlükte bulunan 4842 sayılı yasanın Geçici 3. maddesinde bankaların mahkeme ilamını alması ve tebliğe çıkartması için karşı tarafa yükletilmiş olan harcın ödenmemesi için davanın sadece kredi alacağına ilişkin olma şartı kaldırılmıştır.
Bu itibarla, mahkemece, anılan yasal düzenleme gereğince davacı bankanın mahkeme ilamını alması ve tebliğe çıkartması için karşı tarafa yükletilmiş olan harcı yatırmasının şart olmadığı gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/3465, K. 2010/3829, 6 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama