KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/3468 E., 2010/6700 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Haziran 2010
- Mahkemesi
- İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
493 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12.11.2007 gün ve 2007/161 - 2007/10 sayılı kararı bozan Daire’nin 09.11.2009 gün ve 2008/7153 - 2009/11510 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin tescilli “RODİ” markasının benzeri olan “kody”, “kedi” ibarelerini içeren etiketleri taşıyan tekstil ürünlerini davalının sattığını, ön cephe vitrin camında büyük harflerle “KODİ” ibaresini yazdığını, bunun marka hakkına tecavüz oluşturduğunu ve iltibas yarattığını, bu hususları değişik iş delil tespit bilirkişi raporu ile tespit ettirdiklerini, bu ibareleri davalı tescil ettirmiş ise bunun kötüniyete dayalı bir tescil olduğunu, 556 sayılı KHK’nin 8/3 ncü maddesine göre terkini gerektiğini ileri sürerek, “Kody” ya da “Kodi” markasının davalı adına tescil edilmemesine,
tescil edilmiş ise hükümsüzlüğüne, tescil işlemleri var ise durdurulmasına, haksız rekabet oluşturan üretim ve satım işlemlerinin durdurulmasına, önlenmesine, şimdilik 10.000,00’er YTL maddi ve manevi tazminatın faiziyle tahsiline, “kody” ya da “kodi” ibarelerini taşıyan tabelalarının sökülmesine, camdaki yazıların silinmesine, tecavüz fiilinin oluşturulması için üretimde kullanılan cihazların üretim alanından alınarak yedieminliğe teslimine, malların üretim ve satışının yasaklanmasına, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin köyünün adından esinlenerek mağazasına “Kodi by Yıldırım Kılıç” adını koyduğunu ve “Kody by Yıldırım Kılıç” ibaresini tescil ettirdiğini, davacı markası ile iltibas ya da tecavüz bulunmadığını, haksız rekabetin oluşmadığını, maddi ve manevi tazminat taleplerinin de dayanağının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve toplanan kanıtlara göre, davanın hükümsüzlük, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, hükmün ilanı, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olduğu, davacının “RODİ”, “RODİ+şekil” ve “RODY” markaların 1999 yılında tescil ettirdiği, davalının ise “Kody by Yıldırım Kılıç” ibaresini tescil ettirdiği, sınıfların aynı olduğu, iki marka arasında görsel, anlamsal ve yazılış benzerliği bulunmadığı, davalının tescil ettirdiği gibi markasını işyerinde levhada ve poşetlerde kullandığı, ilk kelimedeki sesteşliğin iltibasa yol açmayacağı, 24.05.2004 ve 13.03.2006 tarihli bilirkişi raporlarına itibar edilmediği,
davalı markasındaki diğer ilavelerin ses benzerliğini kaldırdığı, orta seviyeli tüketicilerin bunu ayırt edebileceği, 8/1-b ve 7/1 (ı) maddelerine dayalı terkin nedeninin oluşmadığı ve haksız rekabet bulunmadığına dair 22.03.2007 ve 02.09.2007 tarihli bilirkişi raporlarının benimsendiği gerekçesiyle, hükümsüzlük, haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi istemlerinin ve buna bağlı tazminat istemlerinin reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 09.11.2009 tarihli kararı ile mahkeme kararı davacı yararına bozulmuştur.
Davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/3468, K. 2010/6700, 10 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama