KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/3474 E., 2010/6997 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
367 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17.09.2008 gün ve 2004/626 - 2008/470 sayılı kararı onayan Daire’nin 14.01.2010 gün ve 2008/13922 - 2009/287 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı bankada yatırım hesabı açtırdığını, bu hesaptan talimatları olmaksızın hisse senedi alım satımı ve para çekme işlemleri gerçekleştirildiğini, işlemlerin yapılması için müvekkillerinden vekaletnameler alındığını, müvekkillerinden ...'nun usulsüzlüğü öğrenmesi üzerine 30.12.2002 tarihinde belgeye dayanmayan işlemlerin kabul edilmediğine dair dilekçe verdiğini, banka müfettişlerinin incelemesi neticesinde işlemlerde müvekkillerinin bilgisinin olduğunun kanıtlanamadığını, SPK tebliğlerine göre gönderilmesi gereken hesap ekstresinin 2003 yılından itibaren gönderilmeye başlandığını,
bu ekstreler üzerine diğer müvekkillerinin de ihtarnameler göndererek talimatları dışındaki diğer işlemleri kabul etmediklerini bildirdiklerini, bunun yanında İMKB nezdinde de girişimde bulunduklarını, müvekkillerinin talimatlarını müdür olan diğer davalıya iletmelerine rağmen hesaptaki hisse senetlerinin zarar etmesi durumunda müvekkilleri hesabında bırakılıp kar etmesi durumunda da başka kişilerin hesaplarına aktarılarak müvekkillerinin sürekli zarar etmesine neden olunduğunu, talimatsız para çekme işlemleri yapıldığını, bilgileri dışında kredi alınıp bu nedenle de zarara uğratıldıklarını,
zararlandırıcı işlemlerden sonra kredi sözleşmesi imzalatıldığını, sözlü talimatların yazıya dönüştürülmediğini, sınırsız talimatsız işlemler yapıldığını, bilgilendirme olmadığını, mevzuata uygun bulunmayan işlemlerle müvekkillerinin yanıltılarak zarara uğratıldıklarını, cezai soruşturmanın devam ettiğini ileri sürerek, müvekkillerinin hesaplarındaki tüm zarara karşılık şimdilik (250.000) YTL.’nın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında tefrik kararı üzerine bu davada davacı olan ... yönünden (20.000) YTL.’nın tahsili istenmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır. Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/3474, K. 2010/6997, 17 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama