KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/3475 E., 2011/15047 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
569 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Trabzon 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.10.2009 tarih ve 2007/84-2009/297 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraflar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin SSK Trabzon İl Müdürlüğü'ne 2004 yılında emekli olmak için müracaat ettiğini, SSK'nın 2240 dolar ödenmesi karşılığında emekli olunabileceğinin bildirildiğini, Vakıfbank Trabzon şubesine borçlanma miktarını ödediğini, makbuza göre yurtdışı borçlanması için 2240 dolar karşılığı 1730 Euro'yu bozdurduğunu, 30/05/2005 tarihinde SSK Trabzon il müdürlüğüne emekli olmak için yeniden başvurduğunda yurtdışı borçlanması için 5 dolar eksik kaldığının bildirildiğini, 5 doları vakıflar bankasına yatırdığını,
yurtdışı borçlanmasının 5 dolarlık kısmı 06.07.2005 tarihinde ödenmesi nedeniyle emeklilik için 42 yaş grubuna girdiğini ancak 42 yaşının dolduğu tarih olan 27/06/2006 tarihinde emekli olduğunu, dolayısıyla müvekkilinin hiçbir kusuru olmadığı halde 30/05/2005 tarihinde emekli maaşı almaya hak kazanmasına rağmen davalının 2240 doları TL'ye çevirirken yanlış hesaplaması neticesinde emekli maaşının 13 ay geç bağlandığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 13 ay maaş tutarı 6.000,00 TL'nin kanuni faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, Tüketici Mahkemesi'nin göervli olduğunu, davanın BK'nın 60. maddesi gereğince zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, söz konusu işlerde sadece aracılık yaptığını, kurlardaki farklılıktan davacının gerekli özeni göstermemesi nedeniyle kendisinin kusurlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının borçlanma için talep edilen 2240 USD'yi Vakıflar Bankasına genelge gereğince yatırması için gittiğinde bu doların Euro olarak ödenmek istendiği, bankanın Doları Euro'ya çevirirken eksik hesap sonucu 1 Dolar eksik ödeme yapıldığı, Bağ-kur'un bu eksik doları 5 Dolar olarak ödemesi için kendisine bildirim yapıp davacının bu bildirimden sonra yaptığı ödeme sonucu emekli olduğu, basiretli bir tacir gibi hareket etmesi gereken ve bir güven kuruluşu olan bankanın kur dönüşümü yaparken hata yapıp Bağ-Kur'a eksik para havale ettiği ve 6/8 oranında asli kusurlu olduğu,
ancak dava dışı Bağ-Kur'un davacının kusurundan kaynaklanmayan kendi adına genelge ile tahsilat yapmak üzere aracı kılınan bankanın yaptığı bu işlem nedeniyle çok küçük bir meblağ için tahsis işlemini yapmamakla 2/8 orannda tali kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 4.500 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraflar vekili temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, emeklilik işlemine esas olacak borçlanma karşılığının ödenmesi sırasında, dövizin Türk Lirasına çevrilmesi işleminin hatalı yapılması nedeniyle emeklilik işleminin gecikmesinden kaynaklanan maaş kaybının tahsili istemine ilişkindir. Davalı tarafından düzenlenen dekonta göre davacının 2240 USD karşılığı Türk Lirası yatırılması isteminde bulunduğu sabit olup, bu miktarın Türk Lirasına çevrilmesi işlemi davalı tarafından gerçekleştirilmiştir.
Davadışı SGK'nın dolardan Türk Lirasına çevirme işleminin hatalı veya eksik yapılması durumunda bu hususu davacıya veya davalıya bildirme mükellefiyeti bulunmamakta olup mahkemece, davalının tam kusurlu olarak zararın tamamından sorumlu olduğu dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken, davadışı SGK'nın 2/8 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle tazminat miktarından indirim yapılması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/3475, K. 2011/15047, 14 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama