KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/3493 E., 2012/7554 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
804 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/12/2009 tarih ve 2007/86-2009/165 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 08.05.2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av.....ile davalı vekili Av. .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ..... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkil şirketin dünya çapında gıda ve içecek, özellikle çikolata ve kahve üreticisi olarak üne kavuştuğunu, müvekkilinin tescilli ve tanınmış pek çok markasından biri olan "KIT KAT" markalarının Türkiye’de muhtelif tescillerle 1980’li yılların başından beri tescilli ve koruma altında olduğunu, anılan markanın özgün ürün şekillerinin de ayırt edicilik niteliğini haiz olduğunu, davalının TPE nezdinde 29, 30 ve 32. sınıf ürünler için tescil ettirdiği "TRİK TRAK" markasının müvekkiline ait "KIT KAT" ibareli markalar ile iltibas yarattığını, markaların görsel ve özellikle fonetik olarak birbirine benzediğini,
markaların kapsamındaki ürünlerin de aynı ve/veya benzer olduğunu, ayrıca davalının kullandığı ürün şekillerinin müvekkilinin “KIT KAT” markalı özgün ürün şekillerine de benzerlik ve iltibas yarattığını, bu suretle haksız rekabete sebebiyet verdiğini ileri sürerek, 556 sayılı KHK’nin 8/1(b) ve 42. maddeleri uyarınca davalının “TRİK TRAK” markasının müvekkilinin “KIT KAT” markalarına benzerlik ve iltibas yarattığının tespiti ile davalı adına tescilli "TRİK TRAK" markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, müvekkilin özgün ürün şekillerine iltibas oluşturmak suretiyle ortaya çıkan haksız rekabet durumunun tespitine, önlenmesine,
haksız rekabet sonuçlarının ortadan kaldırılmasına ve verilecek hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraf markalarının birbirinden tamamen farklı olduğunu, haksız rekabete ilişkin davacı iddialarının da yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen ikinci bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, hükümsüzlüğü istenen davalı markası ile davacının önceki tescilli markası arasında benzerliğin bulunmadığı ve bu nedenle hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı ayrıca tarafların ürün tasarımları yönünden mevcut olan benzerliğin de iltibasa ve haksız rekabete sebep olacak nitelikte bulunmadığı sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, davalı adına tescilli bulunan “TRİK TRAK” markasının davacı adına tescilli bulunan “KIT KAT” markası ile iltibas yarattığı iddiasıyla sözkonusu markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkini ve davalının anılan marka altında sattığı ürünlerde kullandığı ürün şeklinin de davacıya ait “KIT KAT” markalı ürün şekilleri ile iltibas yarattığı ileri sürülerek ortaya çıkan haksız rekabet durumunun tespit ve önlenmesi istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, davaya konu uyuşmazlığın çözümünün özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği kabul edilerek dava konusu hususların açıklığa kavuşturulması için bilirkişi incelemesine gidilmiştir.
Mahkemeye sunulan 01.08.2008 tarihli birinci bilirkişi raporunda markaların görünüm olarak kısmen benzer olduğu, ancak markaların özellikle işitsel olarak birbirine benzediği, dava konusu markaları taşıyan ürünlerin niteliği ve fiyatı gereği vasat bir tüketiciden beklenen dikkat sarf edilmeden ve özen gösterilmeden satın alınabileceği dikkate alındığında aynı tür mallar için kullanılan dava konusu markaların karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu kanaatine varılmış,
ürün şekli yönünden ise dosyaya bu konuda yeterli bilgi ve belge sunulmamış olduğundan anılan hususta bir incelemenin yapılmadığı bildirilmiştir.Rapora yönelik itirazlar üzerine mahkemece yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmesi sonucu alınan 22.07.2009 tarihli ikinci bilirkişi raporunda ise markaların görsel ve işitsel olarak birbirine benzemediği,
benzer oldukları kabul edilse dahi bu ürünlerin tüketicileri olan çocukların bile taraf markalarını taşıyan ürünleri karıştırmayacakları, davalının davacının ürün formuna benzer formu kullanmasının ise haksız rekabet teşkil etmeyeceği bildirilmiştir.Mahkemece, ikinci bilirkişi raporundaki tespit ve görüşler hükme esas alınarak davanın reddine karar verilmiştir.
Davaya konu uyuşmazlığın çözümünün özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği kabul edilerek bilirkişi incelemesine gidilmiş ise de alınan raporlar arasında çelişki mevcut olup, birinci raporda ortaya konan tespit ve görüşler ikinci raporda irdelenerek incelenmemiş olmasına göre de raporlar arasında ortaya çıkan çelişki giderilmeden ve ikinci rapora yönelik itirazlar da karşılanmadan mahkemece ikinci rapor esas alınarak hüküm kurulması doğru görülmemiştir.Bu durumda,
mahkemece davaya konu markaların tescil kapsamında yer alan malların özellikleri de göz önüne alınmak suretiyle aralarında gıda sektöründen bir uzmanın da katılımıyla oluşturulacak yeni bir bilirkişi kurulundan dosyada mevcut raporları irdeleyen ve tarafların bu raporlara yapmış oldukları itirazları da karşılayan gerekçeli ve denetime elverişli yeni bir rapor alınarak ortaya çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken raporlar arasındaki çelişki giderilmeden karar verilmesi suretiyle eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre de davacı vekilinin uyuşmazlığın esasına ilişkin olarak ileri sürdüğü temyiz itirazlarının bu aşamada incelenerek değerlendirilmesi mümkün görülmediğinden anılan yöne ilişkin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/3493, K. 2012/7554, 10 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama