KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/3508 E., 2010/3711 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
357 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Susurluk Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06.03.2007 tarih ve 2006/307 - 2007/68 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, davalı tarafından aleyhine yapılan icra takibinde yazılı borcun zamanında tahsili cihetine gidilmediğinden fahiş bir borç haline geldiğini ve faiz hesabının Borçlar Kanunu’nun 104/son maddesinde yazılı amir hüküm dikkate alınmadan yapıldığını, talep edilen 9.161.020.000.-TL faizin 2.596.072.500.-TL’nı kabul ettiğini, faize faiz yürütülmek suretiyle fazladan talep edilen 6.564.947.500.-TL faize ise itiraz ettiğini belirterek söz konusu kısma itirazının kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, faiz hesabının doğru olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın reddine ve takibin devamına karar verilmiştir.
Kararı, davacı ve davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı vekilinin temyizine gelince, mahkemece davanın reddine karar verilmiş olması nedeniyle yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmişse de,davalı tarafın yaptığı yargılama giderleri konusunda her hangi bir karar verilmemiştir. Oysa, davalı tarafından bilirkişi ve dosya sevk ücreti olarak yatırıldığı anlaşılan toplam 112,10 YTL hakkında karar verilmemesi doğru olmamış ve kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiş ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın anılan yönden HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca davalı yararına düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/3508, K. 2010/3711, 5 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama