KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/3510 E., 2010/4184 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
539 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 9.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21.01.2008 tarih ve 2007/446-2008/10 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı kooperatifin üyesi olduğunu, 20.09.2003 tarihli genel kurulda yönetim kurulunun gelmeyen üyeler adına ve geçersiz saydıkları vekaletnameler yerine sahte vekaletname düzenlediklerini, bu vekaletnameler ile genel kurul nisabını değiştirip yeni yönetim kurulu seçimi ve alınan diğer kararlara gölge düşürüldüğünü, kullanılan sahte vekaletnamelerin genel kurul sonuçlarını ve seçimleri değiştirecek sayıda olduğunu ileri sürerek, 20.09.2003 tarihli genel kurulun ve alınan kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bir kısım davacılar yönünden dava açma koşullarının mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın reddine, diğer bir kısım davacılar yönünden ise davanın kabulü ile 20.09.2003 tarihli genel kurul kararlarının iptaline ilişkin olarak verilen karar, Dairemizce “bazı ortaklara ait vekaletnamelerin geçersiz olduğu yönündeki iddiaları davacıların kanıtlaması gerektiği, bu nedenle mahkemece, vekaletnamelerdeki imzaların sahte olup olmadığı konusunda gerektiğinde imza sahibi ortaklar da mahkemede dinlenilerek,
denetime elverişli grafoloji uzmanından rapor alınması ve ayrıca davalı vekilinin, davacı ortaklardan bir kısmının ortaklık ilişkisinin sona erdiği ve dava açma hakkı bulunmadığı yönündeki savunmasının da değerlendirilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece HUMK 17. maddesi gereğince davanın kooperatif merkezinin bulunduğu yerde görülmesi gerektiği, yargılama sırasında Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi’nin faaliyete geçirildiği gerekçesiyle, dava dilekçesinin yetkisizlik nedeniyle reddine, talep halinde dosyanın Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, kooperatif genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, yargılama sırasında Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun 19.07.2007 tarih, 336 sayılı kararı ile Bakırköy Ticaret Mahkemelerinin kurulmasına karar verildiği, davalı kooperatif merkezinin Bakırköy Ticaret Mahkemesi yetki alanı içinde kaldığı gerekçesiyle HUMK’nın 17. maddesi gereğince mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiş ise de, verilmesi gereken karar bir yetkisizlik kararı olmayıp, devir (gönderme) kararı olmalıdır.
Bu itibarla, mahkemece, dava dosyasının Bakırköy Ticaret Mahkemesine devrine ilişkin karar verilmesi gerekirken, yetkisizlik nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmayıp kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK.nun 438/7. maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/3510, K. 2010/4184, 13 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama