KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/3512 E., 2010/3484 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mart 2010
- Mahkemesi
- Manisa Asliye 2.Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
339 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Manisa Asliye 2.Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12.06.2008 tarih ve 2005/46-2008/190 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı tarafından müvekkili kooperatif aleyhine 30.07.2003 vadeli 40.000.000.000 TL bedelli bonoya dayalı olarak Manisa 1.İcra Müdürlüğü’nün 2004/2807 E. sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, senedin kooperatifi temsilen Hayrettin Bütün ve Mürşit Altun tarafından keşide edilip imzalandığını, bu kişilerin çok sayıda bedelsiz senedi kooperatif adına imzalayıp bu senetlerin tehdit yoluyla alındığını iddia ettiklerini, ancak müvekkili kooperatif aleyhine hileli bir anlaşma ve irade birliği söz konusu olduğunu, bu şekilde toplam 270.000.000.000 TL bedelli senetler keşide edildiğini ileri sürerek,
müvekkili kooperatifin Manisa 1.İcra Müdürlüğü’nün 2004/2807 E.sayılı dosyası ile takibe konulan 40.000.000.000 TL bedelli senetten dolayı davalıya borcu bulunmadığının ve hile nedeniyle senedin hükümsüzlüğünün tespitine, %40 dan az olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddine, %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı vekilinin ibraz ettiği "Anlaşma Protokolüdür" başlıklı belgede; Manisa 1.İcra Müdürlüğü’nün 2004/2807 E.sayılı dosyası da dahil dava dışı diğer takip dosyaları ile takibe konulan alacaklar karşılığı 60.000,00 YTL üzerinden anlaşma sağlandığı, bu bedelin davacı tarafından davalıya ödendiği, davalının davacıyı ibra ettiği, tarafların anlaşma (sulh) yoluyla uyuşmazlığı
çözümledikleri, anlaşma protokolüne göre davanın açılmasına 1/2 oranında sebebiyet verildiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle anlaşma nedeniyle konusu kalmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/3512, K. 2010/3484, 29 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama