KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/3517 E., 2010/3762 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
342 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 2.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15.05.2008 tarih ve 2007/377 - 2008/327 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 29.04.2007 tarihinde yapılan genel kurul için ortaklara usulüne uygun çağrı yapılmadığını, davetiye gönderilmediğini, kooperatife ait olmayan Buca Konut Yapı Kooperatifleri Birliği’ne ait borçlar nedeniyle konulan hacizlerin fekki istenmeden davalı kooperatifçe ödenebilmesi için ortaklara kişi başına 450,00 YTL ödeme yükümlülüğü getirildiğini, bunun ortakların durumunu ağırlaştıran ek ödeme niteliğinde olup 1163 sayılı Yasa’nın 52. maddesinde öngörülen nisap ile alınması gerektiğini, bu kararın 1163 sayılı Yasa ve BK. hükümlerine aykırı olduğunu ileri sürerek, ortaklara ek yükümlülük getiren genel kurul kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının genel kurulda alınan karara muhalefeti olmadığı için dava açma hakkı bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının itirazının 7. maddeye yönelik olduğu, kooperatif arsasının hacizli oluşu sebebiyle davacı dışında 6 ortağa ferdileştirme tapularının verilemediği, ferdileştirme yapılması ve tasfiyenin bitirilebilmesi için haczin kaldırılması gerekeceği, kooperatif tasfiyeye girmiş olup tasfiyenin bir an önce bitirilmesinin bütün ortakların menfaatine olduğu, ödemenin ek ödeme mahiyetinde olmayıp tasfiyenin bitirilmesi için istenilen üyelik aidat ödemesi mahiyetinde bulunduğu, davacı tarafın iddia ettiği gibi bilanço açığının kapatılması mahiyetinde talep edilen ek bir ödeme olmadığı, 1163 sayılı Kanun’un 52/1. maddesinde öngörülen nitelikli karar çoğunluğunun aranmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve 1163 sayılı Yasa’nın 81. maddesinin 4. fıkrası hükmüne göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/3517, K. 2010/3762, 5 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama