KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/355 E., 2011/8633 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Temmuz 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
507 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Beykoz Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.09.2009 tarih ve 2008/884-2009/1085 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ARV İletişim isimli firmaya gönderilmek üzere davalı şirkete teslim ettiği malların bir kısmının davalı tarafından zayi edildiğini, zararın tazmini için başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini, %40'tan aşağı olmayacak şekilde icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kayıp olduğu iddia edilen eşyaya ilişkin ibraz edilen fatura muhteviyatı ile kargo alıcısına teslim edilen kargo muhteviyatı arasında tutarsızlık olduğunu, faturanın gönderilen kargo ile ilgisinin olmadığını, fatura ve mahiyet beyan edilmeden teslim olunan eşyanın ziyaından sorumlu olmadıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, dava edilen malların teslim edilen mallarla birlikte gönderildiği, dava konusu malların fatura ve irsaliye içeriğinde yazılı olup teslim edilmeyen mallar olduğu ve bu malların tazmininin istendiği gerekçesiyle 2.301.00.-TL’ye ilişkin itirazın iptaline, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1) Dava, taşıma akdinden kaynaklanan tazminatın tahsiline ilişkindir. Dava dilekçesinden de anlaşılacağı üzere davacı alıcısına teslim edilmek üzere taşınması için davalıya verilen bir kısım malın alıcısına ulaşmadığını ileri sürmüş, davalı ise bu iddiayı kabul etmemiştir.
Her ne kadar davalı davada eksik teslimat bulunmadığını savunmuş ise de, gerek takibe borca ve yetkiye itiraz ettiği 26/06/2007 tarihli dilekçesinden, gerek ceza dosyasında ifadeleri alınan davalı çalışanlarının beyanlarından bir kısım malın alıcısına teslim edilmediği anlaşılmaktadır.
Bu davada, davalı davayı tamamen inkar ettiğine göre, mahkemece öncelikle davacıdan kaç koli mal teslim alındığı, taşıma faturasındaki “Paket 4” ibaresinin ne anlama geldiği, kolilerin içerisinde ne miktar mal olduğu, ne kadarının alıcısına ulaştırıldığı, teslim edilemeyenlerin bedelinin ne olduğu hususunda taşıma alanında ve taşınan eşyalar konusunda uzman bilirkişilerden oluşacak heyetten TTK’nun 762. vd. maddeleri uyarınca inceleme yaptırılarak rapor alınması suretiyle karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle verilen karar doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2) HUMK.nun 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2 nci madde hükmüne göre miktar veya değeri 2009 yılı itibarıyla 1.400 YTL’yi geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar, 11/03/2009 hüküm tarihi itibariyle kesindir. Somut davada davacı 2.305 TL asıl alacağın tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep etmiş, mahkemece itirazın 2.302 TL kısmının iptaline ve icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Mahkemece verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmişse de reddedilen miktarın yukarıda anılan madde hükmüne göre temyiz sınırının altında kaldığı anlaşıldığından davacı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/355, K. 2011/8633, 11 Temmuz 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama