KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/3553 E., 2010/4054 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
401 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 4.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13.03.2008 tarih ve 2007/344-2008/58 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğunu, diğer davalıların ise yönetim ve tasfiye kurulu üyeleri olduklarını, kooperatifin önceki bilançolarında borcunun bulunmadığı belirtildiği halde 10.08.2003 tarihli olağanüstü genel kurulda kooperatifin borçlarının bulunduğu belirtilerek üyelerin ödeme yapmaları konusunda karar alındığını, oysa kooperatifin borcunun bulunmadığını ve ödeme kararanın haksız olduğunu ileri sürerek, müvekkilinin kooperatife borçlu olmadığının tespitine, davalı yöneticilerin şahsi sorumluluklarına ve kooperatife verdikleri zararı tazmin ve ödemelerine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının borçlarının genel kurul kararına dayandığını ve genel kuruldan beş ay sonra bu davanın açılamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın reddine dair verilen karar Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, bir kez daha davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, yönetim ve tasfiye kurulu üyeleri olan davalıların görevleri ile ilgili olarak kooperatifi zarara uğrattıkları iddiasına dayalı olup, mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyulmasından sonra dosya üzerinde inceleme yapan bilirkişi kurulu raporu benimsenmiş, bu bağlamda kooperatifin herhangi bir zararının bulunmadığı sonucuna varılmış, davacı vekilinin, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporuna karşı esaslı ve sonuca etkili noktalarda 26.07.2007 tarihli dilekçe ile itirazda bulunduğu halde, bilirkişiden ek rapor alınmamış, raporun yeterli görülme nedenleri de gerekçede denetime elverişli bir şekilde açıklanmamış, itirazda geçen hususlarda bir tartışma ortaya konmamış,esasen uyuşmazlığın halinin keşfi zorunlu kıldığı hususu da gözardı edilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamlar doğrultusunda, gerektiğinde mahallinde keşif yapılmak sureti ile davacının itirazlarını da değerlendirmeye alan ve kooperatife ait ilgili tüm belge ve kayıtları irdeleyen Yargıtay denetimine elverişli ek yada yeni bir rapor alınarak, sonucuna göre karar verilmek gerekirken, bu yönden eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin vekalet ücretine ilişen temyiz itirazlarının incelenemesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/3553, K. 2010/4054, 12 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama