KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/3555 E., 2010/4099 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
529 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11.12.2007 tarih ve 2007/21-2007/365 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin ortağı oldukları davalı kooperatifinin 26.12.2006 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında aidatların 8.000,00 TL’ye yükseltilmesine ilişkin alına 4 nolu kararın ve kooperatife ait panonun asgari 2.000,00 TL’ye satılmasına ilişkin kararların TMK 2. maddesine aykırı olduğu gibi temsil usullerine uyulmaksızın ...’ın genel kurula katılmasının bu genel kurulda alınan tüm karaların iptalini gerektirdiğini ileri sürerek, anılan olağanüstü genel kurul kararlarının iptaline ve davacılardan ...’ın peşin ödemeli ortak olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıların genel kurul toplantısına katıldıklarını ve kararlara ..., ...ve ...’nun muhalefet şerhi yazdırmadıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava konusu genel kurulda alınan 4 nolu kararın objektif iyiniyet kurallarına aykırı bulunduğundan iptalinin gerektiği ve davacılardan ... ve ...’nın karalara karşı muhalefet şerhi yazdırmadıklarından aktif dava ehliyetlerinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacılardan ... ve ...’nın aktif dava ehliyetleri bulunmadığından davalarının reddine ve 26.12 2006 tarihli olağanüstü genel kurulun 4 nolu kararının iptaliyle icrasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki Bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm, davalı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Dava, kooperatif genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilerek 26.12.2006 tarihli olağanüstü genel kurulda alınan 4 nolu kararın objektif iyiniyet kurallarına aykırı bulunduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.
Ancak, mahkemenin kabul gerekçesi dosya içeriğindeki davalı taraf savunmalarını karşılamadığı gibi, bilirkişilerin bu konuda karar verilmesi için tespitinin gerektiğini belirttikleri konularda da yeterli araştırma ve açıklama içermemektedir.
Zira, davalı taraf aidat miktarlarının yükseltilmesinin zorunluluktan kaynaklandığını, 23 arsa sahibine sözleşme uyarınca verilmesi gereken dairelerin 36 ayda tesliminin öngörülmesi nedeniyle bu taahhüdün yerine getirilmesi için aidat miktarının artırıldığı ve bu artırımın kötüniyetten değil, zorunluluktan kaynaklandığı savunması üzerinde durulmamıştır.
Bilirkişi heyeti de raporlarında, aidat miktarının yüksek olup olmadığının kooperatifin ortaklarının gelir seviyelerine göre belirlenmesi gerektiğini, ancak dosyada bu konuda karar vermeye yeterli veri bulunmadığını belirttikleri halde mahkemece, 11 ortağın 5.000,00 TL, 33 ortağın ise 8.000,00 TL olarak belirlenmesi yönünde teklif verdikleri aidat miktarına ilişkin 4. maddenin objektif iyiniyet kurallarına aykırı sayılabilmesi için gerekli inceleme ve araştırma yapılmadan iptali yönünde karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
Bu durumda mahkemece, genel kurulda belirlenen aidat miktarının objektif iyiniyet kurallarına aykırı olup olmadığının belirlenebilmesi için gerekli inceleme yapılarak taraf idda ve savunmalarının karşılanması gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/3555, K. 2010/4099, 12 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama