KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/3568 E., 2010/3534 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mart 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
348 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 8.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.02.2008 tarih ve 2003/285-2008/72 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı kooperatifin ortakları olduklarını, A, B ve C bloklarda oturan tüm ortaklardan para toplanarak A ve B bloklardaki eksikliklerin yapıldığını, C bloktaki eksikliklerin ise yapımından vazgeçildiğini, C blokta oturan ortaklar tarafından kooperatif adına bu eksikliklerin yapıldığını, C bloktaki ortaklar tarafından yapılan bu masrafların tahsili için davalı kooperatif hakkında açılan davanın kazanıldığını ve bu paranın davalı kooperatiften tahsil edildiğini, ancak C blokta oturan ortaklara ödenen bu paranın tüm ortaklardan alınması için yönetim kurulunca kararı alındığını,
C blokta oturan müvekkillerine de 170 YTL ödenmesi için ihtar gönderildiğini, oysa bu paranın müvekkillerince daha önce yapılan masraflar için ödendiğini ileri sürerek, kooperatif yönetim kurulu kararının iptali ile müvekkillerinin borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yargılama sırasında davalı kooperatifin 25.04.2007 tarihli kararı ile davaya konu daha önceki 17.04.2003 tarihli kararın aksine, C blokta oturan ortaklardan bu paranın alınmasından vazgeçildiği, dolayısıyla davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına, yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili, 13.05.2008 tarihli dilekçesiyle her bir davacı için vekalet ücretinin 500 YTL olması gerektiğini ileri sürerek, kararın vekalet ücreti bölümünün tavzih edilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, tavzih koşullarının bulunmadığını ve temyiz süresinin geçirdiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacının isteminin temyize konu olabileceği, tavzihi gerektiren bir hususun söz konusu olmadığı gerekçesiyle tavzih talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/3568, K. 2010/3534, 30 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama