KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/3585 E., 2010/3915 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
467 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Gemlik Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01.05.2008 tarih ve 2006/64-2008/247 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin sanayi sitesinde bulunan işyerinin kapı kilitleri ve demirleri kırılmak suretiyle yapılan hırsızlık eyleminde davalı kooperatif idaresinin ve ona bağlı güvenlik birimlerinin ağır ihmallerinin bulunduğunu, tek giriş ve çıkışı olan, etrafı telle çevrili bulunan bir sahadan kilit ve kapı kırılmak suretiyle jeneratör, ekipman ve takımların çalınmış olduğunu, olayın meydana gelişinde davalı kooperatifin sorumluluğu olduğunu ileri sürerek, şimdilik 38.329,00 YTL’nin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kooperatif anasözleşmesinde güvenlikle ilgili bir madde olmadığı gibi genel kurullarda bu konuda bir karar da alınmadığını, kooperatifin site içindeki tüm dükkanların güvenliğini sağlama yükümlülüğünün bulunmadığını, kooperatif yönetiminin gerekli güvenlik tedbirlerini aldığını, herhangi bir kusurunun olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davalı kooperatifin anasözleşmesinde belirtilen görev ve yetkileri arasında kooperatif ortaklarının işyerlerinin emniyetini sağlamanın bulunmadığı, kamu düzeni ve güvenliğinin sağlanmasının davalı kooperatiften beklenemeyeceği, davaya konu zararın meydana geldiği olay ile davalı kooperatif arasında illiyet bağı kurmanın ve kooperatife kusur izafe etmenin mümkün olmadığı sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacıya ait işyerinde işlenen hırsızlık olayı nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.Davacının davalı kooperatif tarafından yaptırılan sanayi sitesinde işyerinin bulunduğu, işyerlerinin inşasının davalı kooperatif tarafından tamamlanarak faaliyete geçmiş olduğu ancak kooperatifin tüzel kişiliğinin devam ettiği ve sanayi sitesinin güvenliğinin sağlanması amacıyla kooperatife bağlı olarak güvenlik görevlilerinin istihdam edildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Davalı kooperatifin davaya konu hırsızlık olayından önce 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun kapsamına alınarak kendi güvenliklerini sağlayabilmeleri için bünyelerinde özel güvenlik birimi oluşturmak amacıyla yaptığı başvuru sonucu 07.04.2005 tarihinde Valilik İl Özel Güvenlik Komisyonu tarafından kendilerine gerekli iznin verilmiş olmasına göre de kooperatifin bu amaçla çalıştırdığı görevlilerin kusurlu eylemlerinden dolayı Borçlar Kanunu’nun 55 nci maddesi uyarınca sorumlu olduğunun kabulü gerekir.
Bu durumda davacının işyerinde meydana gelen hırsızlık eyleminin niteliği, çalınan mallar, hırsızlığın yapılış şekli, zamanı, işyerinin konumu, işyeri sahibi davacının aldığı önlemler ve somut olayın tüm özellikleri değerlendirilmek suretiyle yapılacak bir inceleme sonucuna göre davalının çalıştırdığı güvenlik elemanlarının niteliği,
eylemleri ve aldığı güvenlik tedbirleri ile olayın oluşumu arasında uygun illiyet bağı olup olmadığının tespiti ile buna göre davalının adam çalıştıranın sorumluluğu kapsamında hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken bu hususlar üzerinde durulmadan yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/3585, K. 2010/3915, 8 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama