KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/3764 E., 2010/6998 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
276 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09.04.2008 gün ve 2006/175 - 2008/213 sayılı kararı onayan Daire’nin 07.12.2009 gün ve 2008/7782 - 2009/12530 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin aracı kurum olan davalının müşterisi olduğunu, 07.09.2000 tarihinde (35.000.00) YTL para yatırdığını, aynı gün repoya çevrildiğini, davalının yazılı veya sözlü talimat olmadan işlemler yaptığını, hesabının sıfırlandığını, kendisine ekstreler gönderilmediğini, müvekkilinin zarara uğratıldığını ileri sürerek, açıklanan tutarın 07.09.2000 tarihindeki günlük repo üzerinden işleyecek repo faiziyle bu olmadığı takdirde anılan tarihten itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, işlemlerin davacının talimatı ile yapıldığını, davacının müşteri portföyü ile hesap ekstresini hesapta mutabık kaldığına dair imzaladığını, beş yıldan beri hesabın kontrol edilmemesinin hayatın olağan akışına uygun bulunmadığını savunarak, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/3764, K. 2010/6998, 17 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama