KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/386 E., 2011/7776 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Haziran 2011
- Mahkemesi
- İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
485 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14.10.2009 tarih ve 2009/58-2009/184 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirket adına 12.05.1997 tarih ve 191819 numara ile tescilli “BENİM” ibareli markanın, tescil edildiği uluslararası 29, 30 ve 32. sınıfta yer alan emtialar bakımından kullanılmadığının tespiti ile 556 Sayılı KHK’nin 14. ve 42. maddeleri uyarınca kullanmama nedeniyle hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, kararın ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının davada hiçbir hukuki yararının bulunmadığını, markanın 556 Sayılı KHK’nin 14. maddesine uygun olarak kullanıldığını savunarak, davanın reddi ile birlikte kararın ilanına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizce verilen bozma kararına uyularak davacının “BENİMO” ibareli markanın tescili amacıyla yaptığı başvurunun davalının “BENİM” ibareli eski tarihli tescili nedeniyle reddedildiğinin anlaşılması karşısında bu hükümsüzlük davasını açmakta hukuki yararının bulunduğu, davalının 1997 yılından beri “BENİM” ibareli markaya tescil ettirdiği ürünlerde yağlar hariç kullanmadığı, kullanma delili olarak sadece faturaların gösterildiği,
bu faturalara göre sadece markanın ayçiçeği yağları ve margarinler için kullanılmış olabileceği, dava tarihinden 3 ay öncesinden sonraki kullanımların ise dava açılacağı ihtimaline yönelik ve ciddi olmayan kullanım olduğunun kabulünün gerektiği kanaatiyle, davanın kısmen kabulü ile davalıya ait markanın 29.07 alt sınıfta yer alan ürünler hariç olmak üzere 29. sınıftaki tescilli olduğu diğer tüm alt sınıflar ile 30. ve 32. ürün sınıflarının tamamı yönünden hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, sair taleplerin reddine reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verildiği halde, davalı lehine Dairemizce verilen bozma kararı öncesi hüküm tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen vekalet ücretine hükmedilmiştir. İlk hüküm Dairemizce 27.01.2009 tarihinde bozulduğu ve mahkemece bozma kararına uyulduğuna göre, son karar tarihi olan 14.10.2009 tarihi itibariyle yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği ( ...Ü.T.
20. madde) davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği halde, bozmadan önceki ...Ü.T gereği 1.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK. 438/7. madde hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/386, K. 2011/7776, 27 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama