KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/3895 E., 2010/3697 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
263 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02/10/2009 tarih ve 2009/1539-2009/1539 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi karşı taraf vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati hacze itiraz eden vekili, müvekkilinin ikametgahının Alanya'da bulunduğu halde yetkisiz Antalya Mahkemelerinin ihtiyati haciz kararı verdiğini, henüz muaccel bir alacağın bulunmadığını, mahkemenin teminat yatırılmasına gerek görmemesinin haksız olduğunu ileri sürerek,anılan ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Karşı taraf vekili, itirazın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, karşı taraf alacaklı vekilinin İsveç'te bir banka soygununa katılan muterizin suç ortaklarıyla birlikte (6.184.800) İsviçre Kronu çaldığını ve banka zararını ödeyen müvekkili sigortacının banka haklarına halef olduğunu söyleyerek ihtiyati tedbir talebinde bulunduğu, mahkemece butalebin ihtiyati haciz talebi olarak değerlendirilip kabul edildiği, ancak haksız fiilin Türkiye dışında işlendiği, muteriz borçlunun ikametgahının ise Alanya'da bulunduğu, mahkemeyi yetkili kılan başka bir sebebin de bulunmadığı gerekçesiyle HUMK'nun 9. maddesi uyarınca itirazın kabulü ile mahkemenin yetkisizliği nedeniyle ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kararı, karşı taraf vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, karşı taraf vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/3895, K. 2010/3697, 5 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama