KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/390 E., 2010/2222 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
347 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.07.2007 gün ve 2006/469 - 2007/156 sayılı kararı bozan Daire’nin 15.10.2009 gün ve 2008/465 - 2009/10593 sayılı kararı aleyhinde davalı TPE Başkanlığı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin tekstil alanında faaliyet gösterdiğini, ürünlerinde tescilli ve tanınmış "ZARA" markasını kullandığını, davalı şirketin "ZARACCOM" ibaresinin 9. Ve 10. sınıftaki ürünler yönünden marka olarak tescili için diğer davalıya başvuruda bulunduğunu, müvekkilinin başvuruya karşı yaptığı itirazlarının nihai olarak YİDK'ca reddedildiğini ileri sürerek, YİDK kararının iptaline, markası tescili halinde hükümsüzlüğüne, hükmün ilanına karar verilmesini istemiştir.
Davalı TPE vekili davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda taraflara ait markalarda ortak unsurun "ZARA" ibaresi olduğu, davalının markasında yer alan CCOM" ibaresinin belirgin bir farklılık yaratmadığı ve markaların 556 sayılı Kararnamenin 8/1-b maddesi anlamında iltibas tehlikesi yaratacak biçimde benzer olduğu, ayrıca davacı markasının tanınmış marka olduğu gerekçesiyle YİDK kararının iptaline, dava konusu marka karar tarihi itibariyle henüz tescile bağlanmadığından hükümsüzlük isteminin reddine karar verilmiş; kararın davacı vekili ile davalı TPE vekilince temyizi üzerine,
Dairemizin 15.10.2009 tarihli kararıyla davalı TPE vekilinin temyiz itirazları reddedilmiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle terditli açılan davada davalı markanın henüz tescil edilmemiş olması nedeniyle hükümsüzlüğüne karar verilmemesinin davalı TPE lehine vekalet ücretine hükmedilmesini gerektirmeyeceği gerekçesiyle, yerel mahkeme kararının davacı lehine bozulmasına karar verilmiştir.
Davalı TPE vekili, bu kez, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı TPE vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/390, K. 2010/2222, 26 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama