KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/3999 E., 2011/14708 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
369 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 15. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/12/2009 tarih ve 2007/1925-2009/1383 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının taşıma sözleşmesine bağlı alacağın tahsili için müvekkili hakkında icra takibi başlattığını, ancak müvekkilinin sözleşmede taraf olmadığı halde takibin yanlışlıkla yöneltildiğini düşünerek itiraz etmediğini ve icra baskısı ile ödeme yaptığını ileri sürerek, icra dosyasına ödenen 2.683,00 TL'nin istirdadını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının taşıma işi yapan müvekkili şirket ile taşıma sözleşmesi yaptığını ve taşıma talimatını verdiğini, müvekkilinin taşıma işlemini tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini, navlun alacağına ilişkin başlattıkları takipte davacının alacağı itirazı kayıtsız ve şartsız olarak ödediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davacının emtiasının yurt dışında bulunan alıcı Miteks Konf. Ltd. Şti'ye ulaştırılmak üzere davalıya taşıma rezervasyonu yaptırdığı, davalının araçta davacı malları için yer ayrılmış olduğu, ancak davacının belirtilen tarihte taşınacak malları getirmediği, ayrılan boş kalan kısım ile birlikte yurt dışına taşıma işleminin gerçekleştirildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1)Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2)Dava, taşıma akdinden kaynaklanmakta olup, dosya içerisindeki belgelerden davacının yurt dışına kara yolu ile yük taşınması için davalıya ait araçta yer ayırttığı ancak malı araca yüklemediği anlaşılmaktadır. Bu hususta uluslararası kara yolu ile yapılan taşımalarda uygulanacak CMR Konvansiyonunda açık bir hüküm bulunmadığından uyuşmazlığın TTK hükümleri uyarınca çözümleneceği tabidir. Mahkemece uyuşmazlığın TTK'nun 775. ve devamı maddeleri uyarınca değerlendirilerek neticesine göre bir karar verilmesi gerekirken, bu husus nazara alınmadan ve gerekçesi gösterilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/3999, K. 2011/14708, 31 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama