KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/4005 E., 2012/3267 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mart 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
325 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Gaziantep Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18.11.2009 tarih ve 2007/435-2009/450 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 06.03.2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. ...dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait ve davalı şirkete sigorta bulunan işyerinin 11.09.2007 tarihinde meydana gelen yangın sonucunda uğradığı hasar bedelinin, usulüne uygun müracaata rağmen ödenmediğini ileri sürerek, şimdilik (7.000) TL'nın ihbar tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, 06.05.2009 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini (115.422) TL'na yükseltmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının talep edebileceği tazminat miktarının (115.422) TL olduğu gerekçesiyle anılan meblağın 19.12.2007 tarihinden itibaren ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve TTK.’nun 1292, 1299/1, BK.’nun 101. maddeleri ve poliçe genel şartları uyarınca davalı sigortacının sigorta tazminatını, temerrüde düştüğü tarihten itibaren en geç bir ay içinde ödemek zorunda olmasına, bu durumda mahkemece temerrüt tarihinin 19.12.2007 olarak belirlenmesinde bir usulsüzlüğün bulunmamasına,
yine davacı vekilinin sunduğu ıslah dilekçesinde geçmişe yönelik şekilde, tüm alacak tutarına 24.09.2007 ekspertiz tarihinden itibaren faiz uygulanmasının talep edilmiş olmasına, bu durumda mahkemece sigorta tazminatının tamamı için 19.12.2007 temerrüt tarihinden itibaren faiz yürütülmesinde bir isabetsizliğin bulunmamasına ve mahkemece hükmedilen ticari faiz tabirinden, avans faizinin anlaşılması gerektiğinin tabii olmasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/4005, K. 2012/3267, 6 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama