KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/401 E., 2010/2207 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
311 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 31/12/2007 gün ve 2007/643-2007/958 sayılı kararı onayan Daire’nin 22.10.2009 gün ve 2008/7000 - 2009/10844 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı ...'in davalı banka nezdinde muhtelif hesapların sahibi olduklarını, davalı ...'in yetkilerini aşarak müşterekhesaplar üzerinde tasarrufta bulunduğunu, davalı bankanın da bu tasarruflar sırasında gerekli özeni göstermediğini ileri sürerek, davalı banka nezdindeki müşterek hesapların, bu hesaplara yatan meblağların ve tüm hesap hareketlerinin, hesaplardaki usulsüzlüklerin ve dayanağı belgeler ile talimatlar üzerindeki davacıya ait olması gereken imzaların incelenerek geçerliliğinin saptanması,
alacağın tesbiti sonucunda fazlaya ilişkin talep saklı kalmak kaydıyla şimdilik (100.000) USD'nin ticari kredilere uygulanan en yüksek reeskont oranı üzerinden faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiş, ıslah dilekçesinde de usulsüz işlemlerin müşterek hesaplarla sınırlı kalmayıp münferit hesapları da kapsadığını ileri sürerek, talebin münferit hesaplar açısından da değerlendirilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece Dairemizin 08.03.2007 tarihli son bozma kararına uyularak ... aleyhine açılan davanın reddine, daha önce diğer davalı aleyhine verilen karar kesinleştiğinden bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına dair verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır. Davacı vekili, karar düzeltme talebinde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/401, K. 2010/2207, 26 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama