KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/4128 E., 2011/16918 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
476 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/10/2009 tarih ve 2009/30-2009/258 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asli müdahil vekili ve davalı TPE ve diğer davalı şirket vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 30. sınıfta tescilli “ETİ PAN KEK”, 5 ve 30. sınıflarda tescilli “ETİ PAN”, 29. ve 30. sınıflarda tescilli “PAN” ibareli markaların maliki olduğunu, davalı şirketin ise müvekkiline ait markalarla iltibas yaratma tehlikesi bulunan “PANDERO” ibareli markayı tescil ettirmek için diğer davalı kuruma başvuru yaptığını, söz konusu başvuruya müvekkili tarafından yapılan itirazın davalı kurumca nihai olarak reddedildiğini, oysa 556 sayılı KHK'nun 8/1-b maddesi uyarınca söz konusu ibarenin tescilinin mümkün bulunmadığını, öte yandan davalı şirketin fiillerinin haksız rekabete yol açtığını ileri sürerek,
davalı TPE YİDK'nun 24.11.2008 tarih 2008-M-6016 sayılı kararının iptaline, söz konusu ibarenin diğer davalı adına marka olarak tescili halinde markanın hükümsüz sayılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asli müdahil Kayseri Şeker Fabrikası A.Ş. vekili, müvekkilinin “PAN” ibareli markaların sahibi olduğunu ileri sürerek, YİDK kararının iptaline ve tescil edilmiş olması halinde davalı şirket markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı TPE vekili, müvekkili kurumca alınan kararın usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı vekili, davacı adına tescilli markalar ile müvekkilinin başvurusuna konu marka arasında benzerlik olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, müdahilin davalı şirket başvurusuna yaptığı itirazın Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından reddedilmesi üzerine YİDK nezdinde itirazda bulunmadığı, YİDK kararının iptali istemli davayı ise ancak anılan karara taraf olan kişilerin açabileceği, müdahale tarihi itibariyle iptali istenen markanın marka siciline tescilli olmadığı, bu nedenle müdahil tarafından açılan hükümsüzlük davasının vakitsiz olduğu,
davacıya ait markalar ile başvuru konusu markanın asıl ve ayırt edici unsurları itibariyle görsel, anlamsal ve sescil yönden benzer oldukları, bu markalar arasında iltibas tehlikesinin bulunduğu, söz konusu markaların tescilli oldukları emtia sınıflarının da kısmen benzer olduğu gerekçesiyle müdahil tarafından açılan iptal ve hükümsüzlük davalarının ayrı ayrı reddine, davacı tarafından açılan iptal ve hükümsüzlük davalarının kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, asli müdahil vekili ile davalı TPE ve diğer davalı şirket vekilleri temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, asli müdahil vekili ile davalı TPE ve diğer davalı şirket vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/4128, K. 2011/16918, 13 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama