KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/4144 E., 2011/14814 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
275 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kocaeli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 10/12/2009 tarih ve 2009/343-2009/400 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı banka şubesi aracılığıyla müvekkilinden dul aylığı alan ...'ın 03/03/2001 tarihinde vefat ettiğini, davalı banka tarafından 'ın vekili ve aynı zamanda oğlu olan diğer davalı ...'a 01/03/2003 tarihleri arasında toplam (5.242.06) YTL ödeme yapıldığını, davalı ...' ın anılan meblağı müvekkiline geri ödediği halde (8.537.,38) YTL faiz borcunu ödemediğini belirterek, anılan meblağın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Ziraat Bankası A.Ş. vekili davanın reddini savunmuş, davalı ... dava konusu parayı Ziraat Bankasına yatırdığını beyan etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davalılardan ...'ın haksız olarak ölü babası ...' ın emekli aylıklarını davalı bankadan çektiği, bilahare bu meblağı ve davadan sonra da tahakkuk eden faizini davacı kuruma iade ettiğini, davacı kurum ile davalı banka arasındaki sözleşmenin 22. maddesi uyarınca kurum zararından davalı bankanın da sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle davanın konusu kalmadığından karar ittihazına yer olmadığına karar verilmiştir.
Karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/4144, K. 2011/14814, 2 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama