KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/4217 E., 2011/10213 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
478 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/05/2009 tarih ve 2006/537-2009/230 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, olay sırasında 19 yaşında olan müvekkilinin 21/08/2006 tarihinde yolcu olarak bindiği trene mola sonrasında vagonun açık kapısından binerken trenin hareket etmesiyle düşerek iki bacağını kaybettiğini, davalının kusurlu olduğunu ileri sürerek, 58.011,70 TL maddi, 150.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının trenin hareketinden sonra binmeye çalıştığını ve tam kusurlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporlarına dayanılarak, olayda davacının %85, davalının %15 kusurlu olduğu, davacının meslekte kazanma gücünde %69 azalma olduğu ve buna göre davacının 900 TL’sı tedavi gideri olmak üzere 58.011,70 TL maddi zararının bulunduğu, manevi tazminatın da olayın özelliği, davacının yaşı ve diğer hususlar gözetilerek takdir edildiği gerekçesiyle 58.011,70 TL (tedavi giderlerinin fatura tarihlerinden işleyecek avans faizi) ve 50.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm ve davalı vekilinin aşağıdaki (2) nolu bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Dava, yolcu taşımadan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının kaza sonucunda % 69 oranında malul kalması nedeniyle askerlik görevini yapamayacağı ve bu nedenle de bu dönemde de gelir elde edeceği kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. Oysa, davacı kaza meydana gelmeseydi askere gidecek olması nedeniyle askerlik döneminde gelir elde edemeyecek olduğundan bu döneme ilişkin tazminata hükmedilmesi doğru değildir.
Öte yandan, davacının ticaret lisesi mezunu olması nedeniyle yeminli mali müşavir veya serbest muhasebeci yanında staj yapacağı, ve staj döneminde Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Serbest Muhasebecilik Staj Yönetmeliğinin 22. maddesinde yer alan düzenleme nedeniyle asgari net ücretin iki katı kadar gelir elde edebileceği kabul edilerek maddi tazminat hesaplanmıştır. Ancak anılan yönetmelikte stajyere ne kadar ücret ödeneceğine dair açıklık yoktur. O halde Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler Odasından bu dönemde elde edilebilecek ücretin sorulması gerekirken belgeye dayanmadan bilirkişinin kanaatine göre yapılan hesaplamaya itibar edilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/4217, K. 2011/10213, 12 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama