KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/433 E., 2011/9311 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Temmuz 2011
- Mahkemesi
- Denizcilik İhtisas Mahkemesi
Karar Metni
416 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 13.10.2009 tarih ve 2009/17 - 2009/328 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıya ait emtianın müvekkili tarafından gemiyle İstanbul Kumport Limanı'ndan Newyork Limanı'na taşındığını, emtianın gönderilene tam ve sağlam olarak teslim edildiğini, konişmentoya göre navlunun peşin ödenmesi gerekirken davalının bu borcunu yerine getirmediğini, navlun bedeline ilişkin faturanın davalıya tebliğ edildiğini ve davalının faturaya bir itirazının olmadığını, alacağın tahsili için yapılan icra takibine davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına, davalının %40'tan az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ihracatçı olan müvekkili ile dava dışı ithalatçı şirket arasında uluslararası teslim şekillerinden FOB kararlaştırıldığını, bu teslim şeklinde navlunun alıcı tarafından üstlenildiğini, malı teslim eden taşıyıcının navlunu alıcıdan tahsil etmesi gerektiğini, navlunun gönderen tarafından peşin ödeneceğine dair bir anlaşmanın olmadığını, davacı tarafça düzenlenen faturanın muhatabının alıcı şirket olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davalıya ait emtianın Rousse isimli gemi ile İstanbul'dan Newyork'a taşındığı, malların gemiye tam ve sağlam biçimde teslim edildiği, konişmentoda navlunun peşin ödemeli olduğu kaydı yer almasına rağmen davalının ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediği,
alıcının navlun borçlusu olabilmesi için yükün alıcı tarafından teslim alınmasının ve konişmentoda atıf yapılan navlun sözleşmesinde, navlun ücretinden alıcının sorumlu olduğuna dair hüküm bulunmasının gerektiği, yükün alıcı tarafından teslim alındığı fakat konişmentoda navlunun alıcı tarafından ödeneceğine dair hüküm bulunmadığı,
davalı tarafından navlun alacağına ilişkin faturadaki miktara itiraz edilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, Kadıköy 6. İcra Müdürlüğü'nün 2006/2563 sayılı dosyasında davalının asıl alacağa itirazının iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren kamu bankalarınca en yüksek yıllık faiz oranı tahakkuku ile fiili ödeme günündeki Merkez Bankası efektif satış kuru TL karşılığı üzerinden takip talebindeki diğer şartlar dikkate alınarak takibin devamına, 1.642,87 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/433, K. 2011/9311, 22 Temmuz 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama