KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/4415 E., 2011/16922 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Birleşen dava
- ANKARA 6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 20089 ESAS
Karar Metni
317 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 6.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23.12.2009 tarih ve 2007/705 - 2009/669 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket nezdinde işyeri paket sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan işyerinde, davalıya ait ana su borusunun patlaması ile alt yapıda mevcut yetersizlik sonucu sızan su nedeniyle hasar meydana geldiğini, tespit edilen hasar miktarının sigorta ettirene ödendiğini ileri sürerek, 247.719,50 TL’nın 19.09.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, birleşen davada ise aynı olay nedeniyle sigorta ettirene ek ödeme yapıldığını belirterek 18.862,50 TL’nın ticari faizi ile birlikte tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, hizmet kusuru iddiasına dayalı olan davanın idari yargının görev sahasına girdiğini, istenen hasarın fiyatlandırılmasında hangi kıstaslardan yararlanıldığının belli olmadığını, hasara uğrayan işyerinin iskan ruhsatının bulunup bulunmadığının tespit edilmesinin gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, tacir olan davalının faaliyetlerini özel hukuk kuralları altında yaptığı, bu nedenle görev itirazının yersiz olduğu, olay tarihinde davalıya ait su borularının patlaması nedeniyle davaya konu hasarın meydana geldiği, hasar gören işyerinin yapı kullanma izin belgesinin bulunduğu, davacı tarafından sigortalısına yapılan ödemenin gerçek zarara uygun olduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/4415, K. 2011/16922, 13 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama