KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/442 E., 2011/7772 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
366 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 11.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20.10.2009 tarih ve 2009/437 - 2009/558 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalı şirket ile müvekkil şirketler arasında denetim ve tasdik sözleşmeleri düvenlendiğini, müvekkili şirketlerin davalı ile aralarından sözleşmeyi feshettiklerini ve fesih kararının davalıya tebliğ edildiğini, fesih ihtarında davalının müvekkili şirketlere verdikleri zararların tazmini, eksiksiz ödenen fatuların da iadesinin istendiğini, davalının müvekkilleri ile aradaki ihtilafın çözümü için 7 günlük süre verilmek suretiyle hakem ataması talep ettiğini, aradaki ihtilafın tahkim yolu ile çözülmesinin mümkün olmadığını, zira ihtilafın davalının müvekkili şirketlerin işyerine denetim yapacak eleman göndermemesi,
KDV iade raporlarının zamanında vergi dairesine teslim edilmemesinden kaynaklanan zararlar bulunması ve KDV iadeleri ile ilgili olarak müvekkili şirketlerden fahiş ve usulsüz taleplerde bulunulmasından kaynaklandığını, bu ihtilafların da tahkim yolu ile çözülemeyeceğini ileri sürerek ihtilafın tahkime tabi olmadığının, davanın mahkemede açılması gerektiğinin HUMK'nun 519. maddesi gereği tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, iddia edilen hususların taraflar arasındaki sözleşmeden doğan ihtilafları kapsadığını ve sözleşmedeki tahkim şartının da bu olayların çözümünde kullanılması için konulduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taraflar arasında her bir şirket yönünden ayrı ayrı 01.01.2009 - 31.12.2009 dönemini kapsar şekilde denetim ve tasdik sözleşmesi düzenlendiği, sözleşmenin
7. maddesine göre "bu sözleşmeden doğan uyuşmazlıklar hakem kurulunca karara bağlanır" hükmünün bulunduğu, HUMK'nun 516. maddesinde belirtildiği üzere tahkim şartının hususi bir mukavale ile yapabileceği gibi herhangi bir mukaveleye madde olarak konulabileceği, tahkim için gerekli olan yazılı şekil şartının gerçekleştiği ve bu sözleşmenin geçerli olduğu, ihtilafın tahkimde görülmesine yasal bir engel olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/442, K. 2011/7772, 27 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama