KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/4449 E., 2010/4530 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
368 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Tire Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06.03.2008 tarih ve 2000/3-2008/71 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı olduğunu, hakkında verilen ihraç kararının iptaline karar verildiğini, 16.02.1997 tarihinde çekilen kurada kendisine 11 no'lu dairenin isabet ettiğini,daireden faydalanmasının haksız olarak engellendiğini ileri sürerek, ecrimisil bedeli olan 1.919.100.000 TL’nın yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş, birleşen 2004/214 esas sayılı davada ise Ağustos 1999 - Mart 2004 arası ecrimisil bedeli olan 10.000.000.000 TL’nın yasal faizi ile davalıdan tahsili talebinde bulunmuştur.
Davalı vekili, dairenin oturulacak durumda olmadığını, kooperatifin kira geliri sağlamak amacının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının haksız olarak kooperatiften ihraç edilmesi nedeni ile kur'a sonucu kendisine isabet eden dairenin kira gelirinden mahrum kaldığı, davalı kooperatifin haksız olarak daireyi teslim etmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, esas davada toplam 1256,83 YTL, birleşen davada ise toplam 9.612 YTL ecrimisil bedelinin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı temsilcisi temyiz etmiştir.
1- Dava ve birleşen dava, diğer ortaklara konutlarının teslim edilmesine rağmen davacıya geç teslim edilmesine dayalı tazminat istemine ilişkin olup, davalı taraf bilirkişi raporuna itirazında konutların kura tarihinde değil, daha sonraki bir tarihte teslim edildiğini, kura tarihinde oturulacak durumda olmadığını ileri sürmüştür. Bu durumda mahkemece davalı tarafın itirazları nazara alınarak davacılara ve diğer ortaklara konutların ne zaman ve ne şekilde teslim edildiği, teslim tarihinde oturulacak nitelikte olup olmadıkları, ortaklarca yapılması gerekli imalat bulunup bulunmadığı, varsa ne kadar sürede tamamlanacağı hususlarının saptanıp buna göre bir karar vermek gerekirken, eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru olmamıştır.
2- Öte yandan kabule göre de, davacı tarafca esas davada 16.02.1997 tarihinden itibaren tazminat talebinde bulunduğu halde, mahkemece HUMK 74 maddesine aykırı olarak 1995 yılından itibaren tazminat hesabı yapılması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/4449, K. 2010/4530, 26 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama