KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/4490 E., 2010/4491 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
333 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Çerkezköy 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15.10.2007 tarih ve 2004/260 - 2007/506 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili,davalı kooperatifin ortağı olan müvekkilinin 24.09.2002 tarihinde ortaklıktan istifa ettiğini, bu tarihe kadar ödemiş olduğu aidat tutarının 54.710 İsviçre Frangı ve 9.968,00 TL olduğunu ileri sürerek, anılan meblağın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının aidat ödeme tutarının 10.957,00 TL olduğunu savunarak, kabul edilen bu miktarı aşan bölüm için davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı Istifasından sonraki ilk genel kurul tarihinden bir ay sonrası olan 07.01.2004 tarihinde davacı alacağının muaccel olduğu ve davacının aidat ödemeleri toplamının 16.927,22 TL bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 16.927,22 TL’nin davalıdan temerrüt faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava, ayrılma payı tahsili istemine ilişkindir.
Davacı vekili, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı itirazında bilirkişi tarafından hesaplananlar dışında müvekkilinin aidat ödemelerinin bulunduğunu ileri sürmüş ve bu hususta banka havale dekontları ile ödeme makbuzlarını ibraz etmiştir. Ancak, mahkemece bu belgeler üzerinde inceleme yaptırılmadığı gibi, TL ve döviz cinsinden iki ayrı ödemenin bulunmadığı yönündeki davalı tarafın bilirkişi raporuna karşı itirazları da karşılanmamıştır.
Bu durumda, mahkemece dosyaya ibraz edilen ödeme belgeleri de değerlendirmeye tabi tutularak davacı ödemelerinin miktarının tespit edilmesi ve kooperatife yapılan ödemelerin TL ve Döviz cinsinden iki ayrı kalemde yapılan birbirisinden farklı ödemeler olup olmadığının belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, tarafların itirazlarını karşılamakta yetersiz ve denetime imkan vermeyen bilirkişi raporuna göre yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/4490, K. 2010/4491, 26 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama