KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/4522 E., 2010/4705 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
320 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Yalova 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 16.09.2008 tarih ve 2008/223-2008/330 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi iken yönetim kurulunun 18.05.2005 tarihli kararına göre yapılan teklif sonucu 25.06.2005 tarihli genel kurulda üyelikten çıkarılmasına karar verildiğini, genel kurulun üyelikten çıkarma kararının haksız olduğunu, yasal unsurlarının eksik ve maddi gerçeklikle bağdaşmadığını ileri sürerek, üyelikten çıkarılma kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının üyelikten çıkarılmasına ilişkin kararın yasaya ve anasözleşmeye uygun olduğıunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce, "davacıya gönderilen 18.01.2005 tarihli ihtarda, sadece ana sözleşmenin 9/g, 11/a-b ve 21/a-b-c bentleri yazılmış ise de davacının kooperatif ana sözleşmesine aykırılık oluşturan eylemleri ile yerine getirmediği mali taahhütleri açık bir biçimde gösterilmemiş, soyut ifadelerle davacıya uyarıda bulunulmuştur.
Bu durumda, çekilen ihtarname davacının ihtarname tarihi itibariyle ana sözleşmeye aykırılık oluşturan ve üyelikten çıkarılmasını gerektiren eylemlerini ve mali yükümlülüğünü açık, anlaşılabilir ve yerine getirilmeye elverişli şekilde ortaya koymadığından genel kurul tarafından yasal unsurları taşımayan bu ihtara dayalı olarak verilen çıkarma kararı yerinde bulunmadığından davacının üyelikten çıkarılmasına ilşikin olarak alınan kararın iptali gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi" gerekçesiyle bozulmuş, mahalli mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/4522, K. 2010/4705, 29 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama