KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/4526 E., 2010/6722 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
539 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Mudanya 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12.09.2007 tarih ve 2006/16 - 2007/310 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 08.06.2010 gününde davacı avukatı... gelip, davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatiften Mudanya Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü tarafından da 24.06.1996 tarihinde tasdik edilmiş D Blok’a ait projede mevcut bodrum kat 13 numaralı dükkan vasıflı gayrimenkulü davalı kooperatiften satın alıp, bedelini tamamen ödediğini, inşaat devam ederken söz konusu dükkanın natamam olarak müvekkiline teslim edildiği ve içinin tüm malzeme ve işçiliğinin davacı tarafından tamamlatıldığını,
sonradan projede yapılan değişiklik ile müvekkiline ait dükkan şeklindeki bağımsız bölümün kömürlük olarak değiştirildiğini ve tapuda davacı adına devir işlemi yapılmadığını ileri sürerek davaya konu dükkan vasıflı taşınmazın projede hukuka ve yasaya aykırı olarak kömürlük olarak değiştirilmesi işleminin iptaliyle müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 26.05.2006 tarihli ıslah dilekçesiyle ise tescilin mümkün olmaması halinde 08.01.1999 tarihindeki rayiç bedeli olan 12.000,00 YTL’nın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalı kooperatifin dava konusu yer üzerinde tasarruf yetkisinin bulunmadığını, arsa sahipleriyle yapılan inşaat sözleşmesinin 11. maddesinin bodrum kattaki bağımsız bölümleri paylaştırma harici tutup arsa sahiplerine bıraktığını, davalı kooperatifin eski yönetim kurulu üyelerinin genel kuruldan, sözleşmelerden, vekaletlerden yetki almadığı gibi arsa sahiplerine ait bağımsız bölümleri yönetim kurulu kararıyla gayri resmi olarak satamayacağı, akdin ifasının imkansız olup, yasal olmayan işlemden tarafların şahsen sorumlu olduklarını,
davalı kooperatifin 24.04.2001 tarihli genel kurulunda eski yönetim kurulunun yasa dışı usulsüz işleminin iptal edilip davacıya bildirildiğini, davacının kooperatif kayıtlarına intikal etmiş ödemesinin bulunmadığını, inşaatların ruhsat ve projelerine uygun olarak yapılmakta olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, kooperatif yönetim kurulunun bir bağımsız bölümü kur’aya sokmadan tercihli olarak satması ve ödeme biçimini saptamasının yetkisini aşmak anlamına geldiği, genel kurulca yönetim kuruluna bu yönde verilmiş bir yetkide bulunmadığı, davaya konu satış işleminin geçersiz olup, davalıyı bağlamayacağı, kaldı ki tapu kayıtlarına ve yapılan keşfe göre D Blok 13 nolu bağımsız bölümde bulunmadığı, ayrıca usulsüz olarak alınan karar defterinde yazılı 750,00 YTL’nın davacı tarafından ödendiğinin de kanıtlanamadığı gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava tapu iptali ve tescil istemine ilişkin iken davacı vekilince 26.05.2006 tarihli ıslah dilekçesiyle tazminata dönüşmüştür.
Dosyada mevcut 04.06.1998 tarihli yönetim kurulu kararıyla davacıya D blok No:13’deki dükkanın 750.000.000.-TL’ye satıldığı ve paranın peşin alındığı belirtildiğine göre söz konusu paranın davacı tarafından kooperatife ödendiği konusunda bir tereddüt bulunmamaktadır.Bu durumda mahkemece davacının maddi tazminat isteminin kooperatife yatırmış olduğu para gözetilerek değerlendirilmesi gerekirken,davacının para yatırdığını kanıtlayamadığı gerekçesiyle yazılı şekilde istemin reddine karar verilmiş olması hatalı olmuş ve açıklanan nedenle kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/4526, K. 2010/6722, 10 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama