KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/4607 E., 2010/6577 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
358 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05.11.2007 gün ve 2006/268 -2007/402 sayılı kararı bozan Daire’nin 10.07.2009 gün ve 2008/2363 - 2009/8452 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olup, 17.06.2006 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında aylık 150,00 YTL alınmasına ilişkin kararın ek ödenti niteliğinde olduğunu, bu nedenle bütün ortakların 3/4 çoğunluğunun oyu ile kabul edilmesi gerektiğini, yönetim kurulunun kooperatifi ve ortakları zarara uğratan eylem ve işlemlerde bulunmasına rağmen ibra edilmelerine karar verilmesinin de yerinde olmadığını ileri sürerek, 17.06.2006 tarihinde yapılan genel kurulda üyelerden her ay 150,00 YTL alınmasına ilişkin olarak verilen karar ile yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kararın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yönetim kurulunun ibrasına ilişkin karara karşı davacının ileri sürdüğü hususların sorumluluk davasında tartışılabileceğini, iptal davasının konusunu oluşturmayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, genel kurulda alınan 150,00 YTL aylık ödemenin aidat niteliğinde olup, üyelere ek külfet getiren ödeme niteliğinde olmadığı, bu bakımdan üyelerin 3/4’ünün katılımı ile alınmasına gerek bulunmadığı, yönetim kurulunun ibrası ile ilgili olarak davacının ileri sürdüğü hususların yönetim kurulunun ibrasını etkileyecek konulardan olmayıp, gerektiğinde ve koşulları oluştuğunda yönetim kurulu üyeleri aleyhine şahsi sorumluluk davası açılmasının mümkün bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar,davacı vekilinin temyizi üzerine sair temyiz itirazları reddedilip,davacı yararına bozulmuştur.
Taraf vekilleri, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dairemiz'in 19.01.2010 tarihli kararında,sadece davacı vekilinin karar düzeltme itirazları incelenmiş ve reddedilmiştir.
Bu kez, davalı vekilinin karar düzeltme itirazlarının incelenmesi için dosya tekrar mahkemece Dairemize gönderilmiştir.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/4607, K. 2010/6577, 8 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama