KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/4621 E., 2012/4462 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mart 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
433 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07.12.2009 tarih ve 2007/808 - 2009/738 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 20.03.2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av....ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadan çeşitli tarihlerde nakdi ve gayri nakdi krediler kullandığını, bu kredilerin teminatı olmak üzere davalı lehine (5.000.000) USD bedelli birinci derecede ipotek tesis edilip ayrıca 06.02.2006 tanzim tarihli, vade tarihi boş bırakılmış (3.500.000) USD bedelli bir de bono verildiğini, müvekkilinin hiçbir şekilde temerrüde düşmediği halde, dava dışı Türk Ekonomi Bankası A.Ş.'nin müvekkili aleyhine giriştiği haksız ihtiyati haciz ve icra takibi işlemlerini haber alınca, davalı Banka tarafından da haksız ihtiyati haciz ve icra takibi işlemlerine girişildiğini,
bu takiplerde müvekkilinin toplam borcundan çok daha fazla meblağın talep edildiğini, müvekkilinin bu nedenle ticari itibarının zedelendiğini, taşınmazının değerinin çok altında satıldığını ileri sürerek, müvekkilinin uğradığı zarara karşılık şimdilik (1.500.000) TL maddi tazminatın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı ve esas yönünden davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, haksız fiilden dolayı tazminat talep edebilmek için kusurlu bir eylemin olması gerektiği, haksız ihtiyati hacizden doğan sorumluluğun ise İİK'nun 259/1. maddesi uyarınca kusursuz sorumluluk olduğu, alacaklının sorumlu tutulması için ileride haksız çıkmasının yeterli bulunduğu, somut uyuşmazlıkta ise davacı şirket aleyhine dava dışı Türk Ekonomi Bankası A.Ş.'ne icra takibine girişildiği, davalı banka tarafından da bu nedenle davacı aleyhine ihtiyati haciz kararının alındığı, 13.12.2006 tarihinde hesap kat ihtarı gönderildiği,
davacı ile alacaklısı tüm bankalar arasında 18.12.2006 tarihli borç tasfiye sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmenin 5/1. maddesi uyarınca da ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibin kesinleştirildiği, davalı tarafından cebri icra işlemleri nedeniyle fazladan bir tahsilat yapılmadığı, temerrüt gerçekleşmeden hesabın kat edilmesinin de taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinin 5/1. maddesine uygun olduğu, davacının zarara uğradığını kanıtlayamadığı, davalının kusurlu bir eyleminin de bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/4621, K. 2012/4462, 22 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama