KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/4708 E., 2012/3919 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mart 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
522 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/11/2009 tarih ve 2008/275-2009/303 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 13/03/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp, hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dünyanın pek çok yerinde tescilli olan “F.I.N.E.
FOOD + şekil” markasının Türkiye’de de geçerlilik kazanması için tescil başvurusunda bulunduğunu, TPE'nin başvurunun FİNE FOOD markası ile benzer olduğundan bahisle 556 sayılı KHK’nin 7/1-b bendi uyarınca 29, 30 ve 32. sınıfa dahil emtialar yönünden reddettiğini, bu ret kararına itirazda bulunduklarını ve itirazlarının da TPE YİDK’nun 2008-M-3375 sayılı kararı ile reddedildiğini oysa müvekkilinin başvurusu ile redde dayanak tutulan markanın ayırt edilemeyecek kadar benzer olmadıklarını, görsel unsurların markaları farklılaştırdığını, diğer yandan, FINE kelimesinin İngilizce “iyi, güzel, nefis”.
FOOD kelimesinin de “yemek, yiyecek” anlamına gelip, tanımlayıcı bir ibare olduğunu, yiyecekler için tek başlarına marka olarak tescillerinin mümkün olmadığını, dolayısıyla dava konusu markalar karşılaştırılırken şekil unsurlarının dikkate alınması gerektiğini belirterek TPE YİDK’nın 2007-M-3375 sayılı kararının iptaline ve 2007/30525 numaralı başvurunun 29, 30 ve 32. sınıf mallar için tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, davacı başvurusu ile redde mesnet markanın KHK’nin 7/1-b bendi anlamında benzer olduklarını, bu nedenle kurum tarafından yapılan işlemlerin hukuka uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, uyuşmazlık konusu olayda davacı başvurusu, "F.I.N.E FOOD + şekil"den ibaret olup, 29,30, 31,32.sınıftaki mal ve hizmetler için tescil edilmek istendiği, davalı TPE tarafından resen redde dayanak alınan 164217 sayılı marka ise "FİNE FOOD+şekil" ibaresinden oluşurken tescil kapsamında 29, 30, 32, 33, 34. sınıftaki mallar ve hizmetlerin yer aldığı, ‘FİNE FOOD’ sözcüğü "İyi Yemek/Yiyecek" anlamına gelmekte olup, başvuru ve önceki marka sahiplerince bu anlamı nedeniyle tercih edildiği,
anlamı itibariyle ibarenin gıda maddeleri yönünden nitelik belirten tanımlayıcı bir ifade olduğu kuşkusuz ise de, bu tür tanımlayıcı sözcük ya da işaretlerin de kullanım yoluyla ayırt edicilik sağlamaları koşuluyla marka olarak tescil edilebilecekleri KHK'nın 7/son hükmü gereği olduğu, davacı başvurusu “F.I.N.E.
FOOD + şekil”den oluşurken redde dayanak gösterilen markanın da “FINE FOOD + şekil”den oluştuğu asıl unsurlar yönünden örtüşme bulunduğu, bu ibarenin, “iyi yemek/gıda/yiyecek” anlamına geldiği, işaretlerin ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu, her ne kadar davacı markasında "F.I.N.E" şeklinde ilk kelimede harfler arasında noktalar bulunmakta ve FINE FOOD ibaresi iki satır olarak yazılmış ise de, bu farklılıkların, işaretleri ayırt edilemeyecek derecede benzer olmaktan uzaklaştıramadığı, markaların sınıfsal olarak da örtüştüğü gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/4708, K. 2012/3919, 15 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama