KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/4848 E., 2011/16365 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
387 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/12/2009 tarih ve 2008/315-2009/312 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin tanınmışlık vasfını taşıyan FAMİLİA ibareli 3, 5 ve 16. sınıf ürünleri içeren markaların sahibi olduğunu, davalının müvekkili markaları ile iltibasa sebebiyet verebilecek biçimde FAMİLİA ibareli 21. sınıf ürünleri içeren marka tescil başvurusuna yaptıkları itirazın nihai olarak reddedildiğini ileri sürerek, YİDK kararının iptalini, davalı adına yapılan tescilin iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, başvuru konusu işaretin davacı markalarıyla aynı olmasına karşın kapsadıkları ürünlerin farklı olduğunu, iltibas oluşmayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davacı markaları ile davalı başvurusunun konusu olan işaretin aynı olduğu, buna karşın davacı markalarının 3, 5 ve 16. sınıf ürünleri içerdiği, davalı başvurusunun 21. sınıf ürünleri içerdiği, her iki ürün grubunun farklı işyerleri tarafından satılması, farklı ihtiyaçları gidermeleri, birbirleri yerine ikame edilebilme ve birbiri ile rekabet etme işlevlerinin bulunmaması, dağıtım kanallarının farklı olması ve özellikle satıldıkları reyonların tamamen farklı bulunması karşısında aynı tür olarak nitelendirilmelerinin mümkün bulunmadığı,
iltibas doğması ihtimalinin bulunmadığı, davacı markalarının konusu olan FAMİLİA ibaresinin aile anlamını taşıması, davacının yarattığı bir ibare değil de, genel bir sözcük olması sebebiyle bir haksız rekabet doğmasının da mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir
Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda taraf markalarının farklı emtia sınıflarını içerdiği, taraf markalarının tescilli olduğu sınıflardaki malların birbirleri yerine ikame edilebilir nitelikte olmadığı, aynı reyonlarda satılmadığı gerekçesiyle iltibas olmadığı belirtilmiş ise de, davacı vekilinin bilirkişi raporuna ciddi itirazları değerlendirilmek suretiyle taraf markalarının kapsadığı emtia sınıflarındaki sektörden bir uzmanın da bulunduğu yeni bir heyetten tarafların markalarının tescilli olduğu sınıftaki emtialarla benzer olup olmadığı konusunda bilirkişi raporu alınarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayanılarak, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/4848, K. 2011/16365, 5 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama