KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/4854 E., 2011/16773 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
296 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14/09/2009 tarih ve 2000/68-2009/508 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı aracı kurumun müşterisi olduğunu, borsadaki işlemlerinin davalı tarafından yürütüldüğünü, 15.11.1999 tarihi itibariyle davalı nezdinde 2381 adet Ak Sigorta, 1.000 adet Enka ve 339 adet Vestel hisse senedinin bulunduğu halde başvurusunda bu senetlerin olmadığının kendisine söylendiğini, gazetelerden de davalı çalışanı Tuygun Senem Şahlıoğlu’nun dolondırıcılık yaptığını öğrendiğini ileri sürerek, anılan hisse senetlerinin 25.11.199 talep tarihindeki borsa satış fiyatının faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı hesabındaki son işlemin 05.11.1999 tarihli olduğu ve bu tarihe kadarki tüm işlemlerde davacı imzasının bulunduğu ve davacının belirttiği tarihte hisse senedinin mevcut olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının tüm işlemlere ilişkin hesap ekstrelerini imzaladığı, davacının yazılı talebiyle hesabındaki paradan dava dışı davalı çalışanı Tuygun Senem Şahlıoğlu’na ödeme yapıldığı ve hesaptaki bakiye paranın davacı tarafından çekildiği, iddiaya konu hisse senetlerinin hesap akışına göre mevcut olma olasılığının bulunmadığı ve davalı tarafı sorumlu tutacak bir belgenin ibraz olunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/4854, K. 2011/16773, 12 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama