KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/4856 E., 2010/7339 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Denizcilik İhtisas Mahkemesi
Karar Metni
392 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nce verilen 20.03.2008 gün ve 2007/164 - 2008/85 sayılı kararı onayan Daire’nin 22.12.2009 gün ve 2008/7778 - 2009/13129 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin ABD’den satın aldığı emtianın İstanbul/Ambarlı Limanı’na taşınması işinin 22.03.2005 tarihli sözleşme uyarınca davalı tarafça üstlenildiğini, sözleşme şartları, konişmento içeriği ve davalı ile yapılan yazışmalara göre yükün ABD’den hareket edecek gemi ile direkt, aktarma olmadan İstanbul Ambarlı Limanı’na taşınması için navlun belirlendiği halde geminin fazla kazanç elde etmek amacıyla yük almak için Belçika Antwerp Limanı’na uğradığını, müvekkiline ait yükün bu limana indirilip daha küçük kapasiteli bir gemiye yüklenerek Ambarlı Limanı’na taşındığını,
davalının sözleşme ile kararlaştırılan taşıma ücreti dışında Antwerp Limanı’nda yapılan aktarma sebebi ile liman masrafı adı altında 36.751 USD’lik ve ekstra masraflar için 74.533 USD’lik fatura düzenlendiğini, müvekkilinin faturaya itiraz ettiğini, daha fazla zarara uğramamak için Ambarlı Limanı’nda bulunan malların teslim alındığını ve davalı şirkete istenilen ödemeleri yapmak zorunda kaldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 36.751 USD’nin 11.07.2005 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, geminin aktarma yapmasının sebebinin davacıdan kaynaklandığını, müvekkiline bildirdiği yükten farklı hacim ve sayıda yük gönderdiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşme ile davacının oluşan tüm maliyet ve navlun artışını kayıtsız şartsız kabul ettiğini, davacının sözleşme ile kararlaştırılan navlun farkını ödeyip bir yandan da geri istemesinin çelişki olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulü ile 36.751 USD’nin ödeme tarihi olan 11.07.2005 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilen karar Dairemizin 22.12.2009 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/4856, K. 2010/7339, 24 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama