KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/4896 E., 2011/4915 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
341 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 8. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07.07.2009 tarih ve 2008/1225-2009/1398 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, müvekkiline ait ev eşyalarının davalı tarafından İstanbul'dan Ankara'ya taşınması esnasında meydana gelen kazada eşyaların uğradığı hasar bedelinin ihtara rağmen müvekkiline ödenmediğini ileri sürerek, 3.820,00 TL'nın temerrüt faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacıya ait ev eşyasının davacı tarafından taşındığı esnada taşıyıcının kusuru ile meydana gelen kazada hasar gördüğü ve hasar bedelinin davalıca ödenmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 3.320,00 TL'nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava, taşıma sırasında emtiada oluşan hasarın tazmini istemine ilişkindir. Davalıya, dava dilekçesi ve duruşma günü 7201 sayılı Kanunun 21. maddesine göre tebliğ edilmiş ise de yapılan tebligat yasal düzenlemeye uygun olmamıştır.
Tebligat Yasası' nın 20, 21 ve özellikle Tüzüğün 28. maddesi uyarınca muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan her biri gösterilen adreste bulunmaz iseler tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar kurulu, zabıta amir ve memurlarından tahkik ederek, beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazarak imzalaması gerekir. Gösterilen şekil geçerlilik koşuludur. (YHGK.nun 29.12.1993 tarihli 1993/18-778-876 sayılı kararı) Olayımızda muhatabın ne sebeple adreste bulunmadığı tevsik edilmemiştir. Bu hali ile tebligat geçersizdir. Bu yön davalının savunma hakkını kısıtlayan önemli bir usul yanlışlığı olduğundan hükmün bozulması gerekmiştir.
2) Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/4896, K. 2011/4915, 25 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama