KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/4937 E., 2012/4528 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mart 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
589 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Edremit 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/11/2009 tarih ve 2008/434-2009/727 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 20.03.2012 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkilinin de imzasının bulunduğu senede dayanarak Edremit 1. Icra Müdürlüğünün 2007/266 esas Sayılı dosyası ile takibe başladığını, takibin kesinleştiğini, tarafların ... Ltd.
Şti.’nin ortakları olduğunu, davalının hissesini davacıya ve diğer şirket ortaklarına devretmek istemesi üzerine dava konusu senedin teminat olarak tanzim edildiğini, müvekkilinin diğer şeriklerin davalının hissesini almaya yanaşmamaları nedeniyle 30.000 TL ödeyerek noter vasıtası ile davalı hisselerini satın aldığını, diğer şirket şeriklerinin onay vermemesi üzerine hisse alımı işleminin tamamlanamadığını, ödenen 30.000 TL’nın halen davalıda olduğunu ve bu konuda Edremit 1. Asliye Hukuk Mahkemesine dava açtıklarını, senedin hisse karşılığından başka bir alacak verecek ilişkisini dayanması halinde davalının bunu ispatlaması gerektiğini,
davalının kötü niyetli ve haksız takibi nedeniyle müvekkilinin ciddi zararlara uğradığını, haciz işlemleri sırasında ve haciz baskısı altında davacı tarafından davalıya 9.000 TL ödendiğini ileri sürerek Edremit 1. İcra Müdürlüğünün 2007/266 E. sayılı dosyasından müvekkili aleyhine yapılan icra takibinin iptali ile takip konusu senedin iptaline ve % 40' tan aşağı olmamak üzere müvekkili lehine icra inkar tazminatın hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının hisse devri karşılığında müvekkiline 30.000 TL ödemediğini ve durumu kendisine ait büroda yapılan görüşmede kabul ettiğini bilen tanıkların bulunduğunu, davacının şirketin tüm ortaklarının imzası ile alınan hisse devri kararı ile davalıya 25.000 Euro’luk senedin imza edilip verildiğini, fakat senedin vadesinde ödenmemesi nedeniyle takibe konulduğunu, hem 30.000 TL ödeme yapılması hem de 25.000 Euro’luk senet verilmesinin mümkün olmadığını, davacının icra borcuna mahsuben 9.000 TL ödemede bulunduğunu, 30.000 TL’nın ödenmesine rağmen 9.000 TL'lik daha ödeme yapılmasını anlamanın mümkün olmadığını, savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, iptali istenilen takibin senede bağlı olarak yapılan ve borçluları davacı ... ile birlikte ..., ... ve ... Makine Ltd. Şti. olup senedin 13.11.2006 keşide ve 30.09.2007 ödeme tarihli 25.000 Euro’luk senet olduğu bu senet bedelinin ödendiğine ilişkin bir delil bulunmadığı gibi senedin teminat senedi olduğuna ilişkin bir delilin de bulunmadığı, 13.11.2006 tarihli hisse devir sözleşmesinde devir bedelinin nakten ödendiği bildirilip senet düzenlenmesine ilişkin bir ibarenin yer almadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, Limited Şirket hisse devri nedeniyle teminat olarak verildiği iddia edilen senede dayalı yapılan icra takibinin ve takip konusu senedin iptaline ve % 40' tan aşağı olmamak üzere davacı lehine tazminata hükmedilmesine karar verilmesi istemine ilişkindir.
Dosya kapsamından taraflar arasında yapılan hisse devir sözleşmesine dayalı olarak yapılan devrin geçerli olmadığı, bu nedenle davacı ... tarafından noter devir senedinde belirtilen ve davalıya ödendiği iddia edilen meblağın davalı ...’dan tahsiline ilişkin Edremit 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/436 esasında kayıtlı davanın bulunduğu, davanın derdest olduğu anlaşılmıştır.
Bu itibarla mahkemece aralarında irtibat bulunan ve aynı mahkemede görülen davanın işbu dava ile birleştirilerek görülmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/4937, K. 2012/4528, 22 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama