KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/5085 E., 2012/5225 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Nisan 2012
- Mahkemesi
- İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
763 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.01.2010 tarih ve 2009/5-2010/5 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 03.04.2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "Fen Bilimleri Merkezi" markasının sahibi olduğunu, "Fen Bilimleri Merkezi Dershanesi" ni kurup geliştiren onu bir marka haline getirenin davacı olduğunu, müvekkilinin bu markanın kullanımını "Dershane Devir ve İsim Kullandırma Sözleşmesi "ile mekân ve süre sınırlaması içerecek şekilde davalılardan ...'a devrettiğini, ancak bu şahsın markayı kullandığı 11 yıl içinde yetkisi olmamasına rağmen çeşitli yerlerde şubeler açtığını, tüm Türkiye'de markayı kullanıp ve kullandırdığını, bununla yetinmeyen davalının bazı yerlerde açtığı şubeleri üçüncü şahıslara devrettiğini, böylece markanın değerini düşürdüğünü,
bu davalının aynı zamanda diğer davalı şirketi kurduğunu, bu şirketin İzmir'de dört ayrı adreste açtığı dershaneler ile müvekkilinin marka hakkını ihlal ettiğini, kiracısı olduğu taşınmazı tahliye ettiğini iddia eden davalının kullanım haklarının sona erdiğini ileri sürerek, davalıların marka hakkına tecavüz niteliğindeki kullanımlarının önlenmesine, şimdilik 20.000.00 YTL tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacı tarafından markaya tecavüz olarak nitelendirilen ibarelerden "Fen Bilimleri" kısmının, davalı tüzel kişinin ticaret unvanında yer aldığı, davacının sözü edilen ibareyi kullanışının, ticaret unvanının bir kısmını işletme adı olarak kullanmaktan ibaret olduğu, bir ticaret şirketinin, ticaret unvanını kullanarak kendisini ve işletmesini tanıtmasında, kendi başına hukuka aykırılık bulunmadığı, "Fen" ve "Bilim" sözcüklerinin, eğitim ve bilim alanını ifade eden ve doğrudan eğitime yollama yapan sözcükler olduğu,
davalı şirketin kayıtlı ticaret unvanında bu sözcükler yeraldığından TTK'nin 41. maddesinden kaynaklanan bir haklı sebep bulunduğu, 556 sayılı KHK.nın 14/2 - a maddesi uyarınca, bir markanın kullanılmış kabul edilebilmesi için, ayırt edici karakteri bozulmadan kullanılması gerektiği, davalı kullanımının aynı zamanda verilen hizmete yollama yapması nedeniyle KHK.nın 12. maddesine uygun bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalıların davacının marka hakkına tecavüz niteliğindeki kullanımlarının önlenmesi ve tazminat istemine ilişkin olup, davacının TPE.nezdinde tescilli “FEB Fen Bilimleri Merkezi+şekil” ibareli markanın sahibi olduğu, 28.05.1997’den itibaren koruma altında olan markanın yenilendiği,
davacı ile davalılardan ... arasında 25.03.1997 tarihli "dershane devir ve isim kullandırma" sözleşmesinin imzalandığı,bu sözleşme ilişkisi çerçevesinde, davalı ...’ın, devraldığı dershaneyi işlettiği, ismi kullandığı ve bu isimle başka şubeler de açtığı, ancak, anılan taraflar arasındaki sözleşmenin sona erdiği ve 30.06.2008 tarihinde davalı ...'nın de kurucu temsilcisi olduğu, kiracı olan dava dışı şirketin, taşınmazı tahliye etmesi ile sözleşme çerçevesindeki isim kullanma hakkının da son bulduğu,
yine 28.07.1997 tarihli davalı ... ile dava dışı Fen Bilimleri Merkezi A.Ş.ni temsile yetkili davacı arasında dersane "devir sözleşmesi"nin imzalandığı, davalı şirketin, İzmir Ticaret Siciline 07.07.2006’da tescil edildiği, davalı ... ’ın, İstanbul Ticaret Odası’na 08.12.1997 tarihinde başvurma suretiyle elde ettiği, “Fen Bilimleri Merkezi Dershanesi ...” şeklinde işletme kaydının bulunduğu tüm dosya kapsamı ile sabittir.Esasen taraflar arasındaki uyuşmazlık,
davacı adına tescilli markada yer alan "Fen Bilimleri Merkezi" ibaresinin davalılar tarafından dershanecilik faaliyetlerinde varsa kullanmalarının 556 sayılı KHK.nın 9 ve 61 madde hükümleri anlamında davacı markasına tecavüz teşkil edip etmediği noktasında toplanmaktadır.Mahkemece, yazılı gerekçelerle davalı tarafın kullanımının hukuka uygun bir kullanım olduğu sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, dava konusu olayda davacı adına tescilli markada yer alan "Fen Bilimleri Merkezi" ibaresinin davacı tarafından çok uzun yıllar İstanbul-Beşiktaş'ta işletilen dershanede markasal biçimde kullanıldığı sabit olup, aynı ibarenin davalı şirket tarafından İzmir/Konak adresindeki dershande tespit edilen kullanımları mahkeme kabulünün aksine işletme adı olarak veya 556 sayılı KHK'nin 12. maddesi kapsamında bir kullanım değil markasal biçimdeki bir kullanım olduğu anlaşılmaktadır. Kaldı ki, davalı tarafın tespit edilen kullanımları davalı şirketin tescilli unvanı karşısında, ne ticaret unvanının bir kullanımı, ne de davalı ...'nin işletme adının tescil edildiği şekli de nazara alınarak, işletme adının kullanımı olarak kabulü olanaklı değildir.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar karşısında ilke olarak, davalı tarafın davacının tescilli markasının asli unsuru olan "Fen Bilimleri Merkezi" ibaresini kullanmasının 556 sayılı KHK.nın 9 ve 61 nci madde hükümleri uyarınca davacı adına tescilli markaya tecavüz niteliğinde eylemler olarak kabulü ile sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken isabetli olmayan yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/5085, K. 2012/5225, 3 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama