KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/5160 E., 2011/15870 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
685 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/10/2009 tarih ve 2008/21-2009/414 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı tarafından endüstriyel tasarım olarak tescil ettirilen "Bilezik" tasarımının 554 sayılı KHK'nin aradığı koşulları taşımadığını, zira davalının tasarıma konu olan bileziğinin davalının ticari faaliyette bulunduğu Kayseri ilinde yaklaşık 50-60 senedir “Kayseri Burması” tabiri ile kullanılan, tasarlanan ve üretilen bir modelin taklidi olduğunu, tasarıma konu bileziğin yeni ve ayırt edici niteliğinin olmadığını ileri sürerek davalıya ait bulunan endüstriyel tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir
Davalı vekili, müvekkilİne ait tasarımın yeni ve ayırt edici niteliği haiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıya ait endüstriyel tasarım tescil belgesine konu olan tasarımın 554 sayılı KHK'nin 5, 6 ve 7. maddelerinde yer alan yer alan yenilik ve ayırt edicilik nitelikleri taşıdığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, davalı adına tescil edilmiş bulunan endüstriyel tasarım belgesinin hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. Mahkemece dosyada bulunan delillere göre yapılan incelemede söz konusu tasarımın yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olduğu sonucuna varılarak dava reddedilmiştir.
554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin Koruma Şartları’nı düzenleyen 5-10 ncu maddelerinde yeni ve ayırt edici niteliğe sahip tasarımların belge verilerek korunacağı belirtildikten sonra “yenilik” kavramının açıklandığı 6 ncı maddede bir tasarımın aynısının başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış olması halinde o tasarımın yeni kabul edileceği, tasarımlar sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorlarsa aynı kabul edilecekleri belirtilmiştir.
Buna göre bir tasarımın anılan KHK uyarınca koruma kapsamında olabilmesi için mutlak yenilik niteliğini taşıması gerektiğinden tasarımın hükümsüzlüğüne ilişkin olarak açılan bir davada kamu düzenine ilişkin olan bu ilke uyarınca anılan yönün mahkemece re’sen dikkate alınarak tarafların bildirdikleri delillerle birlikte anılan KHK’nin 5
ila 10 ncu maddeleri hükümleri göz önüne alınmak suretiyle uyuşmazlığın çözüme kavuşturulması gerekmektedir.Bu itibarla, hükümsüzlüğe konu tasarımla ilgili olarak tasarım tescil belgesi verilmesi ile davalı lehine doğan yasal karinenin, bir başka anlatımla, tasarımın yenilik ve ayırt edicilik taşıdığına ilişkin hususun aksinin her türlü delille kanıtlanmasının olanaklı olması karşısında bir tasarımın 554 Sayılı KHK’nin 6 ncı maddesi uyarınca daha önce kamuya sunulduğuna dair elde edilen bilgi ve bulguların HUMK’nun 75/son maddesi çerçevesinde re’sen dikkate alınması gerekmektedir.
Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dosya arasında bulunan ve davalı tarafından kendi adına tescilli olan bilezik tasarımının başka kuyumcular tarafından taklit edilmek suretiyle satış yapıldığı iddası ile Kayseri 3.Asliye Hukuk Mahkemesin'den talep ettiği 2007/49 D.İş sayılı dosyasındaki tespit ve bu tespitte çekilen fotoğraflar üzerinden inceleme yapılarak davaya konu bilezik tasarımının yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olduğu bildirilmiştir.
Söz konusu raporda, inceleme sadece dosyaya sunulan bilgi ve belgeler çerçevesinde, dosyadaki kanıtlarla sınırlı olarak yapıldığı gibi yukarıda belirtilen 2007/49 D.İş sayılı dosyasındaki tespit ve fotoğraflar davalıya ait bilezik tasarımı ile dava dışı olan kuyumcuların bilezik tasarımlarına aittir.
Yani bilirkişilerin karşılaştırma yaptıkları fotoğraflar Kayseri ilinde “Kayseri Burması”diye tabir edilen ve davacı tarafın davalının taklit ettiğini iddia ettiği bilezik tasarımına da ait değildir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu açıklanan bu nedenlerle hatalıdır.
Bu itibarla, davaya konu tasarımın başvuru tarihi itibari ile 554 sayılı KHK’nin varlığını aradığı yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini taşıyıp taşımadığının belirlenmesine yönelik olarak davaya konu tasarımın yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini taşıyıp taşımadığı, davaya konu tasarım tescil belgesindeki ürün tasarımı ile söz konusu ürünün piyasada mevcut, bilinen tasarımları arasında belirgin bir farklılığın bulunup bulunmadığı,
davaya konu tasarımın yeni mi, yoksa harcı alem bir tasarım mı olduğu hususlarında alınacak gerekçeli, denetime elverişli rapor ile davaya konu tasarımın yasal unsurları taşıyıp taşımadığının belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye ve hatalı bilirkişi raporuna dayalı olarak hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/5160, K. 2011/15870, 25 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama