KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/5195 E., 2010/8130 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
362 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13.05.2008 gün ve 2006/728 - 2008/240 sayılı kararı onayan Daire’nin 25.01.2010 gün ve 2008/9541 - 2010/753 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın Sincan Organize Sanayi Şubesi’nde USD, YTL ve yatırım hesapları bulunduğunu, bu hesaplardan müvekkillerinin bilgisi ve talimatı olmadan 14.02.2006 tarihinde internet aracılığı ile Ayhan Sarıtaş isimli tanımadığı bir kişinin davalı bankanın Ayşeçavuş Şubesi’de bulunan hesabına toplam 69.400 YTL para transferi yapıldığını, davalı bankanın elektronik bankacılık hizmetinde gereken güvenliği sağlayamadığını ileri sürerek, şimdilik 10.000 YTL’nın olay tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek banka reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslahla 69.400 YTL’nın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, şifrelerin özenli saklanmaması nedeniyle doğacak zararlardan davacının sorumlu olacağını, davacının zararının şifrenin 3. kişilerce öğrenilmesi sonucu meydana geldiğini, bankanın sisteminden kaynaklanan bir zararın söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalı bankanın kusuru olsa da olmasa da bir kişinin hesabından para çekilmesi halinde sadece bankanın zarara uğradığı, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağının aynen devam ettiği, mevduat sahibinin bankanın zararının doğmasına ortak kusuru ile sebep olduğu taktirde (BK’nun 44) bankanın ortak kusur oranında mevduat sahibine başvurabileceği, davacı müşterinin müterafik kusurunun bulunmadığı, bu nedenle meydana gelen zarardan kısmen dahi sorumlu olmadığı, davalı bankanın kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2008/9541 E, 2010/753 K sayılı ilamıyla onanmıştır.
Davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/5195, K. 2010/8130, 8 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama