KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/5196 E., 2010/5693 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
492 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 8.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.11.2007 gün ve 2003/30-2007/179 sayılı kararı onayan Daire’nin 14.01.2010 gün ve 2008/4064-2010-279 sayılı kararı aleyhinde davalı-karşı davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin uluslararası hava yolu kargo taşımacılığında acente olarak faaliyette bulunduğunu, taraflar arasındaki Kargo Uçağı Charter Sözleşmesi kapsamında muhtelif zamanlarda davalının müşterilerine ait malların müvekkili tarafından kiralanan uçaklarla belirlenen yerlere taşıttırıldığını, 14.10.2002 tarihli sözleşme kapsamında yapılan işten ötürü bakiye 10.927 USD’nin davalı tarafından ödenmediğini, ayrıca 12.11.2002 tarihli sözleşme kapsamında yapılacak taşıma işinin, davalının kargolara ait konşimento ve faturaları müvekkilince haber vermeden ardiye ve yükleme hizmeti veren şirketten alması nedeni ile gerçekleşmediğini,
ancak müvekkili şirketin uçağın kiralanması ve getirtilmesi dahil üzerine düşen tüm işlemleri yerine getirip bedele hak kazandığını, her iki alacağın tahsili amacıyla başlatılan iki ayrı icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı (karşı davacı) vekili, her iki icra takibinin konusunun farklı olması nedeniyle iki ayrı dava açılması gerektiğini, davacının 12.11.2002 tarihli anlaşma şartlarına uymaması nedeniyle müvekkilinin yurt dışındaki muhatabına karşı sorumluluğunu yerine getirmek için 46.000 USD harcama yapmak zorunda kaldığını, asıl davaya konu ilk icra takibine karşı takas-mahsup itirazında bulunulduğunu ve bakiye alacağın tahsili amacıyla müvekkilince başlatılan icra takibine davacı-karşı davalının itiraz ettiğini, asıl davaya konu ikinci icra takibinden dolayı da asıl davacının bir alacağı bulunmadığını belirterek,
asıl davanın reddine, kötüniyet tazminatının tahsiline karar verilmesini istemiş; karşı davası ile de, müvekkilince başlatılan icra takibine vaki karşı davalı itirazının iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece yargılama sonucunda, özetle, 2002/4930 sayılı icra takibine itirazında takas-mahsup def’inde bulunması nedeniyle, taraflara ait tüm icra dosyalarındaki ilişkinin birlikte değerlendirilmesi gerektiği, 12.11.2002 tarihli sözleşme kapsamında davacı tarafından yapılması gereken kesin vadeli taşıma işinin gerçekleştirilememesine karşın, davalı-karşı davacının BK’nun 106. ve 107. maddelerinden kaynaklanan haklarını kullanmadığı,
bu nedenle ancak gecikmiş ifayı ve gecikmeden kaynaklanan tazminatı talep edebileceği, ancak davalı-karşı davacının taşımayı başka bir firmaya yaptırması nedeniyle ödenen bedel farkı ve menfi zararı talep hakkı bulunmadığı gerekçesiyle, asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiş; kararın davalı-karşı davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 14.1.2010 tarihli kararıyla yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
Davalı-karşı davacı vekili, bu kez, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı-karşı davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/5196, K. 2010/5693, 21 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama