KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/5268 E., 2012/4754 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mart 2012
- Mahkemesi
- İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
565 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/11/2009 tarih ve 2006/493-2009/217 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 27/03/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin hortum bağlantı parçası başlıklı buluşunun TPE nezdinde TR 2001 03682 B tescil numarası ile kayıtlı olduğunu, buna karşılık davalının patente konu buluşu taklit ederek piyasaya sunduğunu, gönderilen ihtara rağmen davalının imalat ve satışının devam ettiğini, patente konu buluşun proje aşamasında davacı şirkette çalışan bazı personelin teknik bilgi, ticari sır ve Know-How ile birlikte şirketten ayrılarak davalı şirkete geçip çalışmaya başladığını, değişik iş dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda patente tecavüzün tespit edildiğini, davalının ticari rekabeti kötüye kullandığını ve haksız kazanç elde ettiğini,
bazı müşterilerin müvekkilinden mal alımını durdurduklarını, böylece davalının eyleminin aynı zamanda haksız rekabet de oluşturduğunu ileri sürerek, patent hakkına tecavüzlerinin durdurulmasını, tecavüz suretiyle üretilen, ithal edilen, satılan veya dağıtılan, ticari amaçla elde bulundurulan ürünlere, bunların üretiminde doğrudan kullanılan araçlara ve kalıplara el konularak imhasını, davalının haksız rekabetinin hükmen tespitine, bu haksız rekabetin önlenip yasaklanmasına ve neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı- karşı davacı vekili, iddiaların doğru olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuş, karşı davasında ise, davacının patentinin tekniğin bilinen durumunu aşmadığını ve yenilik unsuru içermediğini ileri sürerek, TR 2001/03682 B nolu patentin hükümsüzlüğüne karar verilmesini istemiştir.
Davacı karşı davalı vekili, karşı davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, patente konu buluşun yeni olmadığı iddiasının iddia sahibi tarafından ispatının gerektiği, yeniliği kaldıracak nitelikte bir delilin bulunmadığı, tekniğin bilinen durumunun aşıldığı, KHK nın 9. maddesinde yazılı buluşsal adım kriterinin somut olayda gerçekleştiği ve buluşun sanayiye uygulanabilir olduğundan hükümsüzlük talebinin reddine karar verildiği, patente tecavüz iddiasınında yerinde görülmediği, davacının ticari sırlarının, KNOW-HOW un teknik bilgisinin davalı karşı davacı tarafından haksız bir şekilde ele geçirildiği ve kullanıldığı hususunda kanaat verici herhangi bir delilin bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere,mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp,değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı/karşı davalı vekilinin tüm, davalı/karşı davacı vekilinin ise aşağıdaki aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Asıl ve karşı davadaki her iki uyuşmazlığın çözümünün özel ve teknik bilgiyi gerektirmesi karşısında mahkemece dökümü yapılan bilirkişi ücretine yönelik yargılama giderinin taraflara eşit olarak paylaştırılması yerine yazılı şekilde paylaştırılması doğru görülmemiş ve bu bağlamda hükmün bu yönü ile davalı/karşı davacı yararına bozulması gerekmiş ise de, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/5268, K. 2012/4754, 27 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama