KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/533 E., 2011/17560 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
504 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Oltu Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 04/11/2009 tarih ve 2009/65-2009/127 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 20/12/2011 gününde davacı avukatı ..... ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalı şirketin %20 payının dava dışı Oltu Ticaret ve Sanayi Odasına ait olduğunu, 02.08.2004 tarihinde bu paylardan %13’ünün müvekkillerine devredildiğini, bu konudaki kararın davalı şirkete tebliğinin ardından ana sözleşme uyarınca pay bedellerinin davalı şirketin banka hesabına yatırıldığını, buna rağmen müvekkillerinin ortak olarak kabul edilmediğini, gerekçe olarak Oltu Ticaret ve Sanayi Odasının pay sahipliğinden ıskat edildiğinin bildirildiğini ileri sürerek ıskat işleminin iptalini, toplam %13 hissenin müvekkillerine ait olduğunun tespitini, çekilen sıkıntılara karşılık olarak da 5.000 YTL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Yargılama sırasında müdahale talebinde bulunan Oltu Sanayi ve Ticaret Odası Başkanlığı vekili, davanın müvekkilinin hukuki durumunu etkilediğinden davacılar yanında müdahil olduklarını, kaldı ki davacıların tüm haklarından müvekkili lehine vazgeçtiklerini ileri sürerek, ıskat işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, Odanın devir kararının 5174 S.K'nun 96/5 maddesi uyarınca geçersiz olduğu gibi devir keyfiyetinin pay defterine işlenmemesi nedeniyle de geçersiz bulunduğunu, kaldı ki Odanın paylarının 3.şahsa devredildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davacıların dava sırasında müddeabihi Oda’ya devretmeleri nedeniyle Oda’nın davacı olarak davaya kabulü gerektiği, davacı Oda’nın sermaye koyma borcunu 31.12.2004 tarihine kadar yerine getirmesi gerektiği, davalı şirketteki payların 02.08.2004 tarihinde üç ayrı kişiye devredilip devrin davalıya bildirildiği, şirket banka hesabına 30.000YTL yatırıldığı, davalı şirketin 16.09.2004 tarihli yazısı ile davacı Oda’nın T.T.K'nun 407.maddesine göre ıskat edileceğinin bildirildiği, verilen süre içerisinde sermaye koyma borcunun yerine getirilmemesi nedeniyle ıskat kararının yerinde olduğu, davacı Oda’nın davalı şirketteki paylarını 3.şahıslara devretmesinin B.K'nun 173.maddesine göre borcun nakli niteliğinde olduğu, ancak alacaklı olan davalı şirketin muvafakatinin bulunmadığı,
3.kişilerin davacı Oda’nın davalı şirkete olan borcunu tam olarak ödememiş oldukları, ayrıca pay devrinin pay defterinde kayıtlı da olmadığı gerekçesiyle, davacılar ve müddeabihi devralan davacı Oda’nın davasının reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2007/4489 E,2008/12670 K sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuş,mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davacıya gönderilen ödemeye davet yazısının yasal kurallara uygunluk arzetmediği gerekçesiyle Oltu Ticaret ve Sanayi Odasının pay sahipliğinden ıskatına dair işlemin iptaline,manevi tazminat istemi hakkında bu husus daha önce bozma kapsamı dışında kalıp kesinleştiğinden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/533, K. 2011/17560, 22 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama