KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/5385 E., 2010/5086 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
323 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Büyükçekmece 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16.09.2008 tarih ve 2006/1044-2008/1053 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının ortağı olan müvekkilinin adresini bildirmesine rağmen ve yeterli adres araştırması da yapılmadan ilanen yapılan ihtarlar sonucu ortaklıktan ihraç edildiğini, bu kararın usulsüz olduğunu ileri sürerek, iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yetki ve işbölümü itirazında bulunarak, kararın yerinde olduğunu, süresinde açılmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, ihraca esas ihtarnamelerin öncelikle bildirilen adresine tebliğe çıkarıldığı, tebliğin yapılamadığı, muhtarlıkça bildirilen adrese çıkarılan tebliğin de iade edildiği, ihtarnameler ve ihraç kararının ilanen tebliğinin sağlandığı, bunların noter yoluyla tebliğinin yapılmadığı, adres araştırması yapılmadan ilanen tebliğin usulsüz olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, ihraç kararının iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, kooperatif ortağının akçalı yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle ihraç edilebilmesi için, 1163 sayılı Kanunu’n 27 nci maddesi uyarınca usulüne uygun şekilde ihtar edilmesinin gerekmesine, mahkemenin kabulünün aksine bu ihtarlar ile ihraç kararının tebliğinin noter vasıtasıyla yapılmasının zorunlu olmamasına,
her ne kadar mahkemenin ihtarlar ile ihraç kararının noter kanalıyla yapılmasının gerektiği yönündeki değerlendirmesi yerinde değilse de ihraca esas ihtarnameler ile ihraç kararının yeterli adres araştırması yapılmadan doğrudan ilanen tebliğ yoluna gidilmiş olmasına, bu şekildeki tebligatların usulsüz bulunmasına, davacının, ihraç kararının iptalini süresinde dava ettiğinin kabulünün gerekmesine, ihraç kararının usulsüz alındığının sabit olmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/5385, K. 2010/5086, 10 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama