KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/5388 E., 2010/4830 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
377 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Afyonkarahisar 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.06.2008 tarih ve 2007/621 - 2008/1288 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili kooperatifin ortağı olup,aidat borçlarını eksik olarak ödediğini bu nedenle davalı hakkında icra takibine geçildiğini ancak borçlunun itiraz da bulunarak takibin durmasına sebebiyet verdiğini ileri sürerek,itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili,davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının eksik aidat ödemesinin bulunmadığı,1364,10 YTL fazla ödemesinin olduğu,geç ödemeler nedeni ile 2.301,39 YTL gecikme faizi borcunun bulunduğu,bu miktardan fazla yapılan ödeme miktarı mahsup edildiğinde bakiye gecikme faizi alacağının 937,29 YTL olduğu,söz konusu borcun faiz alacağı olması ve davacının haksız ve kötü niyetli takip yaptığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile itirazın kısmen iptaline, takibin 937,29 YTL üzerinden devamına, icra inkar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı ve davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- HUMK’nun 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2 ncü maddesi hükmüne göre miktar veya değeri 1.000.000.000 TL.sını geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar 21.7.2004 hüküm tarihi itibariyle kesin olup, anılan miktar 01.01.2008 tarihi itibariyle 1.250,00 TL’na çıkarılmıştır.
Somut olayda ,mahkemece 24.06.2008 tarihinde kısmen kabul kararı verilerek 937,29 TL hüküm alınmasına karar verilmiş olup,söz konusu miktarın hüküm tarihi itibariyle yukarıda anılan Kanun hükmü uyarınca temyiz sınırının altında kaldığı anlaşıldığından temyizi kabil olmayıp, davalı vekilinin temyiz isteminin bu nedenle reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/5388, K. 2010/4830, 3 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama