KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/5449 E., 2010/5021 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
296 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Sincan 1.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.09.2008 tarih ve 2008/118 - 2008/935 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının 16.04.2006 tarihli sözleşme ile kooperatif ortağı ...’ün hissesini devraldığını, bu devir işleminin müvekkili kooperatif tarafından da kabulüne karar verildiğini, davalının Eylül 2006’dan Temmuz 2007 tarihine kadar olan dönemdeki aidat borçlarını ödemediğini, bu nedenle hakkında icra takibine geçildiğini, ancak davalının takibe karşı kooperatifin ortağı olmadığı gerekçesiyle itirazda bulunarak takibin durmasına sebebiyet verdiğini ileri sürerek, davalının takibe itirazının iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin iddia edildiği gibi kooperatif hissesini devralmadığını, imzaladığı bir devir sözleşmesinin bulunmadığını, müvekkilinin gayrimenkul satın aldığını, bilgisi dışında ortak olarak kaydedilmesinin müvekkili için bir bağlayıcılığı olmadığını, müvekkilinin davacı kooperatifin ortağı olmayıp, borcunun da bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davalının kooperatifin önceki ortağı ...’ün hissesini devraldığı ve ortaklığa kabulüne karar verildiği, 16.05.2006-21.08.2006 tarihleri arasında aidat ödediği, ancak sonraki aidatları ödemediği sonucuna varılarak, davanın kabulü ile takibin devamına, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/5449, K. 2010/5021, 6 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama