KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/5460 E., 2010/5085 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
559 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Adana Asliye 1.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18.06.2008 tarih ve 2007/327-2008/263 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalının ortağı olduğunu, 29.06.2007 tarihli genel kurulda tasfiye kurulu raporu ile bilançonun kabul edilerek tasfiye kurulunun ibra edildiğini, harcamaların dayanaklarının açıklanmadığını, tasfiye haline girmiş kooperatifin aidat toplamasına karar verildiğini, bir giderin olmadığını, bilanço açığının kapatılması için karar verilmiş ise, bunun nitelikli çoğunluk gerektirdiğini, ayrıca aidatların ödenmemesi halinde aylık %10 gecikme faizi alınmasına karar verildiğini, tasfiyeye girmiş kooperatifte bu kararın gereksiz olduğunu, oranın da yüksek bulunduğunu ileri sürerek, anılan kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kararların kanuna uygun nisaplarla alındığını, aidatların zaruri harcamalar için toplandığını, diğer kararların de yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacılardan ...’nin toplantıya katılmasına rağmen kararlara karşı olumsuz oy kullanıp, muhalefetini tutanağa geçirtmediği, dava açma hakkının olmadığı, diğer davacılar bakımından süre dahil dava açılması koşullarının bulunduğu, yapılan harcamaların genel kurulun incelenmesine sunulduğu, nerelere harcama yapıldığının açıklandığı, aidatların toplanmasına tasfiye ile diğer zorunlu giderler için karar verildiği, gecikme faizi kararlaştırılmasında da bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacı ...’nin genel kurula katılmasına rağmen iptalini talep ettiği genel kurul kararlarına ilişkin karşı oy kullanıp, muhalefet şerhini tutanağa geçirtmemiş olmasına, iptal davası açma koşullarına haiz bulunmamasına göre, davacılar vekilinin bu davacıya yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacılar vekilinin diğer davacılara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince. Dava, genel kurulda alınan kararların iptaline ilişkindir. Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunun 53 ncü maddesi uyarınca toplantıya katılan ortağın alınan karara karşı iptal davası açabilmesi için, bu karara ilişkin olarak karşı oy kullanması ve muhalefetini tutanağa yazdırtması gerekmektedir.
Karşı oy kullanımı ve muhalefet, görüşülen her karar için ayrı ayrı yapılmalıdır. Somut olayda ... dışındaki davacılar iptalini talep ettikleri 2 ve 3 numaralı kararlara ilişkin karşı oy kullanmışlar ise de kararlara ilişkin muhalif kaldıklarını tutanağa yazdırmamışlardır.
Her ne kadar aidatlarını zamanında ödemeyen ortaklar için gecikme faizi alınmasına ilişkin iptalini talep ettikleri 4 numaralı kararın devamında ret oyu verenlerin adlarının tutanağa yazılmasını istemişler ise de iptalini talep ettikleri 2 ve 3 numaralı kararlara yönelik bir açıklamaya yer verilmemiştir. Bu talep, 4 numaralı karara yönelik olarak yazdırılmıştır.
Bir kısım davacılar bakımından dava konusu 2 ve 3 numaralı kararların iptalini talep etme koşulu olan muhalefet şerhlerinin olmadığı anlaşılmaktadır. Esasen, 4 numaralı kararda da muhalefet şerhi açıkça tutanağa yazdırılmamıştır. Bir an için karşı oy kullananların adlarının yazdırılmasının muhalefet anlamına geleceği düşünülse bile aidatlarını zamanında ödemeyen ortaklardan gecikme faizi alınmasında yasa, anasözleşme ve iyi niyet kurallarına bir aykırılık bulunmamaktadır.
Bu durum karşısında, ... dışındaki davacılar bakımından açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm kurulması yanlış olmuş ise de sonucu itibariyle doğru olan kararın açıklanan gerekçe ile onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/5460, K. 2010/5085, 10 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama