KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/547 E., 2010/7572 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Haziran 2010
- Mahkemesi
- İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
347 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davadan dolayı İstanbul 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20.10.2009 gün ve 2005/531 - 2009/213 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkili şirketin kurucusu ...'nün 1988 yılında yeni bir teknik usul ile gerçekleştirdiği "Grovuse edilmiş sıcak silindir ile renkli, düz veya desenli transfer baskı kağıdından birlikte ve aynı anda kadife kumaş üzerine desen ve baskı usulü ve aparatı" buluşu için 11.11.1988 tarihinde ihtira beratı alındığını, anılan buluş ile diğer müvekkil şirketin "Epengleten" adını verdikleri ürünü piyasaya sürdüklerini, davalıların ise "Elegan" adıyla taklit ürünler piyasaya sürerek haksız rekabette bulunduklarını, haksız rekabet sonucu elde ettikleri kazancın müvekkillerinin zararı olarak tazmini gerektiğini ileri sürerek,
551 sayılı KHK ve TTK'nun 58/d maddesi gereğince fazlası saklı kalmak kaydıyla 150 milyar TL tazminatın ve 551 sayılı KHK'nin 142. maddesi gereğince 25 milyar TL manevi tazminatın haksız rekabetin başladığı 1998 yılından itibaren faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda 150.000 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, ziyade taleplerin reddine karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiş olup, temyiz inceleme sırası gelmeden davacılar vekili Dairemize vermiş olduğu 24.06.2010 günlü dilekçe ile davadan feragat ettiklerini bildirmiştir. Dilekçe veren Av. ...'in davadan feragata yetkili olduğu anlaşılmıştır. HUMK'nun 95. maddesine göre davadan feragat kati bir hükmün sonuçlarını doğurur. Ancak, mahkemece bir karar verilip davadan el çekildikten sonra temyiz aşamasında davadan feragat edildiğinden ve bu aşamada dahi feragat hakkında karar vermek yetkisi mahkemeye ait bulunduğundan, davacılar vekilinin vaki feragat beyanı hakkında bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalılar vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/547, K. 2010/7572, 29 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama